Türkiye genelinde milyonlarca çalışanın ortak sorunu haline gelen hayat pahalılığı, Devlet Memurları Sendikası (DMS) Genel Başkanı Tuncay Cengiz tarafından sert bir dille eleştirildi. TÜRK-İŞ tarafından Ekim 2026 dönemi için paylaşılan açlık ve yoksulluk sınırı verilerini değerlendiren Cengiz, ekonomik tablonun artık rakamların ötesine geçerek bir hayatta kalma mücadelesine dönüştüğünü belirtti. Cengiz, memurlara sürekli ay sonunu getirmeleri yönünde telkinlerde bulunulduğunu ancak mevcut maaş seviyeleriyle ayın kendisinin dahi geçmediğini ifade etti.
Mutfak masrafları artık yönetilemez boyutta
Dört kişilik bir ailenin sadece beslenme ihtiyacını karşılaması için gereken aylık tutarın 38 bin 24 liraya ulaştığına dikkat çeken Tuncay Cengiz, bu rakamın kira, fatura veya eğitim gibi zorunlu giderleri içermediğini hatırlattı. Yoksulluk sınırının 123 bin 856 lira, bekâr bir çalışanın yaşama maliyetinin ise 49 bin 124 lira seviyesine çıktığı bir ortamda, vatandaşın market raflarında yaptığı sessiz tercihlerin aslında bir çaresizliğin göstergesi olduğunu vurguladı. Mutfak enflasyonundaki yıllık yüzde 39,26 seviyesindeki artış, hanelerin temel gıda maddelerine erişimini her geçen gün daha da zorlaştırıyor.
Matematiksel bir çıkmazın içinde yaşam mücadelesi
Bir ailenin geçimini sağlamasının adeta sonu gelmeyen bir matematik sınavına dönüştüğünü belirten Cengiz, maaşların daha ayın ortasında tükendiğini dile getirdi. Hesap makinesinin bile yorulduğu bu süreçte, çalışanların sürekli fedakârlık yapmasının sürdürülebilir bir ekonomik düzen olmadığını savundu. İnsanların lüks harcamalardan vazgeçebileceğini ancak mutfak masrafı, kira ve eğitim gibi temel ihtiyaçlardan kısılacak bir yer kalmadığını belirten sendika başkanı, vatandaşın kemerinde sıkılacak delik kalmadığını ifade etti.
İnsanca yaşam için acil çözüm çağrısı
Devlet Memurları Sendikası olarak taleplerini yineleyen Cengiz, kamu çalışanlarının alım gücünü koruyacak kalıcı ücret politikalarının bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Maaş artışlarının sadece enflasyon verileriyle değil, gerçek yaşam maliyetleri baz alınarak belirlenmesi gerektiğini savunan Cengiz, seyyanen zamların emekliliğe yansıtılmasının önemine değindi. Çalışanların bütün hayatının faturaları yetiştirme telaşına indirgenemeyeceğini vurgulayan Cengiz, maaşın sadece hayatta kalmanın değil, insanca yaşamanın da güvencesi olması gerektiğini sözlerine ekledi.