Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından başlatılan ve Türkiye'nin dört bir yanındaki 216 müze ile ören yerini kapsayan devasa dijital dönüşüm projesi, ziyaretçiler için yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Bakanlık, kültürel mirasın korunması ve ziyaretçi deneyiminin modern standartlara taşınması amacıyla hayata geçirilen bu sistemle, geleneksel yöntemleri geride bırakarak tamamen bütünleşik bir dijital yapı kurmayı hedefliyor. Projenin en dikkat çeken yeniliklerinden biri ise, vatandaşların müze girişlerinde kullandığı Müzekart sisteminin evrimleşerek T.C. kimlik kartları ile entegre hale getirilmesi olacak.

Kimlik kartları müze girişlerinde anahtar olacak
Sistem devreye girdiğinde, mevcut Müzekartların kullanım süresi dolan vatandaşlar, yeni bir kart edinmek yerine doğrudan T.C. kimlik kartlarını kullanarak müze ve ören yerlerine giriş yapabilecekler. Bu süreçte vatandaşlar, e-Devlet veya ilgili mobil uygulamalar üzerinden gerekli ödemeleri gerçekleştirdikten sonra, gişelerde sıra bekleme derdi olmadan kimlik kartlarını okutarak hızlıca giriş sağlayabilecekler. Mevcut Müzekartların kullanım süresi devam eden kullanıcılar için ise herhangi bir değişiklik yapılmayacak ve mevcut kartlar geçerliliğini korumaya devam edecek.

Yerli altyapı ile teknolojik dönüşüm
Bakanlık, bu dönüşümün sadece giriş sistemleriyle sınırlı kalmayacağını, müze mağazalarından veri güvenliğine kadar geniş bir yelpazeyi kapsayacağını duyurdu. Yerli ve milli altyapı kullanılarak hayata geçirilecek olan bu yeni sistem kapsamında; akıllı biletleme, çok kanallı dijital ödeme yöntemleri, yapay zeka destekli veri analitiği ve dijital ziyaretçi yönetimi gibi modern teknolojiler devreye alınacak. Ayrıca, ziyaretçilere daha nitelikli bir deneyim sunmak amacıyla sesli rehber hizmetleri, dijital arşivleme, artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik uygulamaları da müze ziyaretlerinin bir parçası haline gelecek. Fiber altyapı ve 5G entegrasyonu ile desteklenecek olan bu sistem, kültürel verilerin ülke sınırları içerisindeki güvenli sunucularda korunmasını da garanti altına alıyor.

Mağazalarda geleneksel sanatlar dijitalle buluşuyor
Dijital dönüşümün bir diğer ayağını ise müze mağazaları ve kafeteryalar oluşturuyor. Bu alanlarda, Türkiye'nin kültürel değerlerini yansıtan geleneksel el sanatları, Türk kahvesi, lokum ve halı gibi ürünlerin satışı ön plana çıkarılacak. Bakanlık tarafından belgelendirilen Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı sanatçılar ve geleneksel el sanatları ustalarıyla iş birliği yapılarak, bu özel ürünlerin hem yerli ziyaretçilere sunulması hem de yurt dışı pazarlarında daha geniş kitlelere ulaştırılması hedefleniyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk Telekom heyetiyle gerçekleştirdiği görüşmelerde, projenin uygulama takvimini ve gelinen aşamayı değerlendirdi. Bakan Ersoy, 2026 yılı sonuna kadar tamamlanması planlanan bu kapsamlı çalışmaların, kültürel mirasımızı teknolojinin sunduğu imkânlarla birleştirerek ziyaretçilere çok daha hızlı, güvenli ve nitelikli bir deneyim sunacağını vurguladı.
