Ankara'nın Etimesgut ilçesinde 17 Eylül tarihinde yaşanan ve tüm Türkiye'yi sarsan kadın cinayetinin perde arkası, acılı baba Hasan Akgün'ün açıklamalarıyla gün yüzüne çıktı. Çocuklarını almak için gittiği Şehit Turgay Topsakaloğlu İlkokulu'nun bahçesinde boşanma aşamasındaki eşi Bayram Gök tarafından bıçaklı saldırıya uğrayan 26 yaşındaki Buse Akgün Gök, kaldırıldığı hastanede yedi gün süren yaşam mücadelesini kaybederek hayata gözlerini yumdu. Olayın ardından gözaltına alınan Bayram Gök tutuklanarak cezaevine gönderilirken, cinayetin anlık bir öfke patlaması değil, önceden tasarlanmış bir vahşet olduğu iddiaları gündeme geldi.

Tehdit mesajları emniyet kayıtlarında
Baba Hasan Akgün, kızının uzun süredir Bayram Gök tarafından rahatsız edildiğini ve bu süreçte sistematik bir baskıya maruz kaldığını vurguladı. Akgün, kızının telefonunda bulunan ve şu anda emniyet birimleri tarafından incelenen mesajların dehşet verici detaylar içerdiğini belirtti. Bayram Gök'ün ağabeyinin, kızına gönderdiği mesajlarda kardeşini koruyacağını açıkça ifade ettiğini söyleyen baba, mesajlarda geçen 'Kardeşimi ben tutuyorum, gerekirse seni vurur, ben kardeşime içeride bakarım' şeklindeki ifadelerin cinayetin arkasındaki zihniyeti gözler önüne serdiğini dile getirdi. Buse Akgün Gök'ün bu tehdit mesajlarını silmeyerek saklamış olması, adaletin tecelli etmesi noktasında en önemli delillerden biri olarak kabul ediliyor.

Takip cihazı ve planlı pusu şüphesi
Olay günü yaşananların tesadüf olmadığını savunan Hasan Akgün, saldırının planlı bir şekilde gerçekleştirildiğini öne sürdü. Bayram Gök'ün normal şartlarda gece vardiyasında çalıştığını ancak olay günü okulda veli toplantısı olduğu bilgisini kullanarak okul çevresine geldiğini belirten baba, saldırganın annesinin de aynı saatlerde okulda bulunmasının dikkat çekici olduğunu ifade etti. Çocukların çantasına yerleştirilen ve anneanne tarafından fark edilen kibrit kutusu büyüklüğündeki takip cihazı ise, ailenin Buse Akgün Gök üzerindeki baskısının ne kadar ileri boyuta ulaştığını kanıtlar nitelikteydi. Boşanma sürecinde çocukların gösterilmemesiyle başlayan gerilim, çekişmeli boşanma davası ile tırmanmış ve sonunda geri dönülemez bir noktaya ulaşmıştı.

Geriye kalan iki çocuk için mücadele
Kızının yaşadığı tüm zorluklara rağmen kimseden yardım istemediğini ve kendi ayakları üzerinde durmaya çalıştığını anlatan Hasan Akgün, bundan sonraki hayatını torunlarına adayacağını belirtti. Buse Akgün Gök'ün vefatının ardından çocukların devlet korumasına alındığını ifade eden acılı baba, onları yanlarına alabilmek için hukuki süreçleri takip ettiklerini söyledi. Ateşin düştüğü yeri yaktığını belirten Akgün, sokak ortasında işlenen bu cinayetlerin artık son bulması gerektiğini vurgulayarak, adaletin yerini bulması için sonuna kadar mücadele edeceğini ifade etti. Buse'nin tek isteğinin çocuklarıyla huzurlu bir yaşam sürmek olduğunu belirten baba, şimdi tek tesellisinin torunlarını güvenli bir ortamda büyütebilmek olduğunu sözlerine ekledi.