Manisa'nın Turgutlu ilçesinde bulunan İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin önünde meydana gelen ve 11 öğrencinin yaralanmasıyla sonuçlanan saldırı, eğitim kurumlarındaki güvenlik tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkanı Osman Kaya, konfederasyonun Ankara'daki genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, yaşanan bu vahim olayın sadece bir güvenlik zafiyeti olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Kaya, okulların artık şiddet sarmalının dışında tutulması gerektiğini belirterek, mevcut güvenlik anlayışının kökten değiştirilmesi için somut adımlar atılması çağrısında bulundu.
Şiddet Toplumun Aynası Olarak Okullara Yansıyor
Okullarda yaşanan şiddet olaylarının münferit vakalar olmadığını savunan Osman Kaya, bu durumun aslında toplumdaki genel öfke dilinin bir yansıması olduğunu vurguladı. Trafikte, sokaklarda, hastanelerde ve dijital ekranlarda her gün karşılaşılan tahammülsüzlük ikliminin, çocukların dünyasını doğrudan şekillendirdiğini belirten Kaya, bu ortamda çocuklardan sükunet beklemenin gerçekçi olmadığını dile getirdi. Okulların, öğretmenlerin büyük emek verdiği ve çocukların geleceğe hazırlandığı en güvenli limanlar olması gerektiğini hatırlatan Kaya, meselenin sadece bir güvenlik sorunu değil; eğitim, sosyal politika ve toplumsal barışın ortak bir meselesi olduğunun altını çizdi. Şiddetin sıradanlaştığı bir toplumda, okulların bu olumsuzluklardan korunmasının ancak bütüncül bir yaklaşımla mümkün olabileceğini ifade etti.
Güvenlik Görevlisi Tek Başına Çözüm Değil
Okul kapılarına sadece bir güvenlik görevlisi yerleştirmenin sorunu çözmeye yetmeyeceğini belirten Kaya, bireysel silahlanma konusundaki denetimlerin yetersizliğine dikkat çekti. Okullarda kadrolu ve eğitimli güvenlik personeli istihdam edilmesinin ve riskli bölgelerde kolluk desteğinin süreklilik kazanmasının elzem olduğunu kabul eden Kaya, asıl tehlikenin silahların çocukların eline ulaşma biçimi olduğunu belirtti. Evlerde bulunan ruhsatlı veya ruhsatsız silahların bir saldırı aracına dönüşmesinin, sorumluluğun aileden başladığını gösterdiğini ifade eden Kaya, bireysel silahlanma konusundaki denetimlerin çok daha sıkı bir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, şiddetin bir anda ortaya çıkmadığını, bu nedenle rehber öğretmen ve psikolog sayısının artırılması, akran zorbalığına karşı erken uyarı mekanizmalarının kurulması ve risk altındaki öğrencilerin okul, aile ve sosyal hizmetler iş birliğiyle takip edilmesi gerektiğini belirtti.
Çocuklara Şiddetin Alternatifi Sunulmalı
Çocukları şiddetten uzak tutmanın en etkili yolunun, onlara şiddetin dışında bir yaşam alanı sunmak olduğunu belirten Kaya, spor, sanat ve kültür faaliyetlerinin ders programlarında bir süs değil, zorunluluk haline getirilmesi gerektiğini savundu. Kendini ifade edebilen, bir takımın, bir koronun veya bir atölye çalışmasının parçası olan çocukların öfkelerini silahla değil, emek ve üretimle dönüştürmeyi öğreneceklerini ifade eden Kaya, ailelere de büyük sorumluluk düştüğünü hatırlattı. Çocuğunun arkadaş çevresini, dijital dünyadaki alışkanlıklarını ve içe kapanma nedenlerini bilmeyen ebeveynlerin tehlikenin ilk işaretlerini kaçıracağını belirten Kaya, okul ile aile arasındaki bağın güçlendirilmesi ve veli ile öğretmenin aynı masada buluşarak ortak bir dil geliştirmesi gerektiğini söyledi. Eğitim çalışanlarının da şiddet karşısında yalnız bırakılmaması gerektiğini belirten Kaya, öğretmenlere kriz anlarını yönetebilmeleri için hizmet içi eğitim verilmesi ve şiddete karşı caydırıcı yaptırımların uygulanması gerektiğini ifade etti.
Kalıcı Bir Eylem Planı İçin Bakanlıklar Masaya Oturmalı
Devlet Memurları Konfederasyonu olarak çağrılarının net olduğunu belirten Osman Kaya, Millî Eğitim, İçişleri, Adalet, Sağlık ile Aile ve Sosyal Hizmetler bakanlıklarının ortak bir çalışma yürütmesi gerektiğini vurguladı. Sendikaların, velilerin ve akademisyenlerin de dahil olacağı kalıcı bir Okul Güvenliği ve Çocuğu Koruma Eylem Planı'nın vakit kaybetmeden hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Kaya, olay sonrası yapılan açıklamaların değil, olay öncesi alınan tedbirlerin hayat kurtardığını belirtti. Bu ülkenin çocuklarının korkuyla değil, umutla büyümeyi hak ettiğini söyleyen Kaya, okul kapılarında kan değil, çocuk sesi duymak istediklerini ve bu güvenli ortamı sağlamanın başta karar vericiler olmak üzere herkesin sorumluluğu olduğunu sözlerine ekledi.