Havadis | Ankara | Ölümcül virüsle mücadelede kritik uyarı: Isırıldıktan sonra ilk 15 dakika hayat kurtarıyor

Ölümcül virüsle mücadelede kritik uyarı: Isırıldıktan sonra ilk 15 dakika hayat kurtarıyor

Dünya Kuduz Günü kapsamında açıklamalarda bulunan TVHB Başkanı Ali Eroğlu, kuduzun yüzde 99,9 oranında ölümle sonuçlandığını ancak doğru müdahale ile yüzde 100 önlenebilir olduğunu vurgulayarak, ısırılma durumunda yapılması gerekenleri adım adım anlattı.

Dünya Kuduz Günü kapsamında açıklamalarda bulunan TVHB Başkanı Ali Eroğlu, kuduzun yüzde 99,9 oranında ölümle sonuçlandığını ancak doğru müdahale ile yüzde 100 önlenebilir olduğunu vurgulayarak, ısırılma durumunda yapılması gerekenleri adım adım anlattı.

Ölümcül virüsle mücadelede kritik uyarı: Isırıldıktan sonra ilk 15 dakika hayat kurtarıyor
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, 28 Eylül Dünya Kuduz Günü vesilesiyle yaptığı açıklamada, toplum sağlığını tehdit eden en tehlikeli zoonotik hastalıklardan biri olan kuduz konusunda hayati uyarılarda bulundu. Eroğlu, hastalığın doğası gereği neredeyse yüzde 100'e yakın bir ölümcül seyir izlediğini, ancak bilimsel yöntemlerle ve toplumsal bilinçle tamamen önlenebilir bir tehdit olduğunu belirtti. Kuduzla mücadelenin sadece vaka gerçekleştikten sonra değil, hastalığın kaynağında, yani hayvan popülasyonunda başlaması gerektiğinin altını çizen Eroğlu, bu sürecin insan sağlığını korumak için tek yol olduğunu ifade etti.

Kuduzla mücadelede ilk müdahalenin önemi

Bir hayvan tarafından ısırılma veya tırmalanma vakasıyla karşılaşıldığında, vatandaşların panik yapmadan uygulaması gereken ilk yardım adımları hayati önem taşıyor. Eroğlu, ısırılan bölgenin vakit kaybetmeden en az 15-20 dakika boyunca bol sabunlu suyla yıkanması gerektiğini vurguladı. Bu basit ama etkili temizlik işlemi, virüsün vücuda yerleşmesini engellemek adına atılacak en kritik adımdır. Yıkama işleminin ardından ise vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması ve gerekli aşı takviminin başlatılması şarttır. Isıran hayvanın ise 10 gün boyunca müşahede altında tutulması, hastalığın teşhisi ve tedavi sürecinin yönetilmesi açısından büyük bir gerekliliktir.

Tarihsel bir farkındalık günü

Dünya Kuduz Günü'nün tarihsel arka planına değinen Ali Eroğlu, 28 Eylül'ün bir kutlama değil, bir farkındalık günü olduğunu belirtti. Kuduz aşısını geliştiren Louis Pasteur'un hayatını kaybettiği gün olan 28 Eylül, Dünya Sağlık Örgütü ve diğer uluslararası kuruluşlar tarafından bu hastalığa karşı küresel bir bilinç oluşturmak amacıyla seçilmiştir. 1800'lü yılların sonunda ilk başarılı kuduz tedavisinin uygulanmasından bu yana, tıp dünyası bu hastalıkla mücadelede büyük mesafeler kat etmiştir. Ancak günümüzde hala ihmaller nedeniyle yaşanan vakalar, toplumsal eğitimin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir.

Tek Sağlık yaklaşımı ile geleceği korumak

Zoonotik hastalıklara karşı en etkili savunma mekanizmasının Tek Sağlık Uygulaması olduğunu belirten Eroğlu, bu sistemin erken uyarı ve teşhis süreçlerini kapsayan bütüncül bir yapı olduğunu ifade etti. Türkiye'de yaklaşık 40 bin serbest veteriner hekimin sahada aktif olarak görev yaptığını hatırlatan Eroğlu, bu hekimlerin hastalıkların kontrol altına alınmasında kilit rol oynadığını belirtti. Antibiyotik direnci gibi gelecekte insanlığı bekleyen büyük sağlık krizlerine karşı da benzer bir kolektif yaklaşımın şart olduğunu söyleyen Eroğlu, kuduzun tamamen yok edildiği bir gelecek için tüm paydaşların iş birliği içinde çalışması gerektiğini vurguladı. Ülkemizde insan vakalarının geçmişe oranla azaldığını ancak tek bir kaybın bile önlenebilir olduğunu belirten Eroğlu, bilinç seviyesinin yükseltilmesiyle kuduzun tamamen tarihe karışabileceğini sözlerine ekledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız