Ankara Kızılcahamam'da yaşayan Durdane Aktaş, pandemi kısıtlamaları sırasında evine kapanınca vaktini değerlendirmek için arıcılığa merak sardı. Bir akrabasının hediye ettiği 2 kovanla balkonunda üretime başlayan Aktaş, kamu kurumunda çalışan eşi İsmail Aktaş'ın desteğiyle kısa sürede işini büyüttü. Balkondan bahçeye, bahçeden ise profesyonel bir üretim alanına taşınan bu girişim, ailenin geçim kaynağı haline geldi.

Balkondan 180 kovana uzanan başarı
Durdane Aktaş, arıcılığı sadece bir uğraş olarak görmedi ve Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin sunduğu eğitimlere katılarak teknik bilgi edindi. Kendi damızlık ana arılarını yetiştiren aile, çocuklarının da dahil olmasıyla üretim kapasitesini her yıl katladı. Bugün 180 kovanla faaliyet gösteren işletme, yıllık 1 tonun üzerinde bal hasadı yapıyor. Aktaş çifti, arılarla vakit geçirmenin hem ekonomik bir değer yarattığını hem de yoğun strese karşı en iyi ilaç olduğunu söylüyor.

Peki bu durum seni nasıl etkiler
Bu başarı hikayesi, küçük bir hobinin doğru planlama ve eğitimle nasıl tam zamanlı bir işe dönüşebileceğini gösteriyor. Yerel belediyelerin kovan ve eğitim desteklerini takip ederek sen de benzer bir girişim başlatabilirsin. Özellikle tarım ve hayvancılık alanındaki teşvikler, hobi olarak başladığın işleri ek gelir kapısına dönüştürmen için önemli fırsatlar sunuyor.

Bundan sonra ne olacak
Aktaş ailesi, yüksek rakımlı bölgelerdeki kovanlarından da önümüzdeki günlerde yeni bir hasat yapmaya hazırlanıyor. Üretimini daha da geliştirmeyi hedefleyen aile, kendi markasını güçlendirerek sektöre yeni girişimciler kazandırmayı amaçlıyor. Sen de elindeki boş vakti üretime dönüştürmeyi düşünüyor musun?




