Ankara'nın bereketli topraklarına sahip Polatlı ilçesinde, mayıs ayının ilk günlerinde başlayan hummalı çalışma meyvelerini vermeye başladı. Bölgedeki tarlalarda olgunlaşan kabaklar, çiftçilerin yoğun emeğiyle toplanarak sofralara uzanan yolculuğuna çıkıyor. Bu yılki hasat döneminde üreticiler, yaklaşık 13 tonluk bir rekolteye ulaşmayı hedefliyor. Ancak bu rakamın ardında, mevsimsel zorluklarla mücadele eden ve her aşaması titizlikle yönetilen bir üretim süreci yatıyor.
Doğanın ritmi ve üretim süreci
Üretici Abdulkadir Kızıl, kabak çekirdeği yetiştiriciliğinin hava şartlarına ne kadar bağımlı olduğunu vurguluyor. Mayıs ayının 6'sından sonra ekimi gerçekleştirilen ürünlerin, eylül ayının 10'u civarında hasat edilmeye başlandığını belirten Kızıl, sürecin teknik detaylarını şöyle aktarıyor: Tarlalardaki kabaklar önce özel sıra yapma makineleriyle düzenli hatlar haline getiriliyor. Yaklaşık bir hafta süren bu bekleme süreci, kabakların içinin tam anlamıyla dolması için kritik bir öneme sahip. Ardından toplama makineleri devreye girerek hasadı gerçekleştiriyor. Kızıl, özellikle geceleri yaşanan soğuk hava dalgalarının verimi bir miktar etkilediğini, dönüm başına 110-120 kilo civarında bir ürün aldıklarını ifade ediyor.
Kurutma aşamasında güneşin gücü
Hasat edilen kabakların çekirdeklerine ayrıştırılması ve kurutulması, ürünün kalitesini belirleyen en önemli evrelerden biri. Kızıl, bu aşamayı şu sözlerle özetliyor: Kirpi adı verilen makinelerle depolarda kırılan kabaklar, çekirdeklerinden ayrıştırılıyor. Ardından geniş alanlara serilen çekirdekler, bölgenin kavurucu sıcaklığından faydalanılarak çadırlarda kurutuluyor. Bu doğal kurutma yöntemi sayesinde çekirdekler, yaklaşık üç gün gibi kısa bir sürede tüccara ve esnafa gönderilmeye hazır hale geliyor. Ekim ayının 20'sine kadar devam etmesi beklenen bu yoğun süreç, ürünün sofralara ulaşmadan önceki son durağını oluşturuyor.
Maliyet baskısı ve iş gücü krizi
Tarımın sadece toprakla değil, aynı zamanda ekonomik dengelerle de yürütülen bir mücadele olduğunu belirten Abdulkadir Kızıl, sektörün karşı karşıya olduğu zorluklara dikkat çekiyor. Özellikle işçi bulma konusunda yaşanan sıkıntılar, çiftçinin belini büküyor. 10 kişilik bir ekibin günlük giderinin, yemek ve diğer masraflar hariç 22-23 bin lirayı bulduğunu belirten Kızıl, parayla dahi çalışacak personel bulmakta zorlandıklarını dile getiriyor. Artan mazot ve işçilik maliyetleri, gelecek sezon için üreticileri daha tasarruflu yöntemler aramaya zorluyor. Tüm bu zorluklara rağmen Kızıl, diğer çiftçilere ürünlerine gözleri gibi bakmalarını ve verimi artıracak modern tarım tekniklerine odaklanmalarını tavsiye ederek, üretimin sürdürülebilirliğinin önemini vurguluyor.