Ocak 2020 tarihinde İzmir'de 246 bin 975 lira 36 kuruş ödeyerek sıfır kilometre bir otomobil satın alan tüketici, kısa süre sonra aracın tavanında meydana gelen boya kabarmalarıyla karşılaştı. Büyük bir heyecanla aldığı aracında yaşadığı bu beklenmedik sorun üzerine yetkili servise başvuran araç sahibi, garanti kapsamında onarım talep etti. Ancak otomobil firması, söz konusu hasarın üretimden değil, dış etkenlerden kaynaklandığını öne sürerek talebi reddetti. Bu durum üzerine tüketici, hakkını aramak için yargı yoluna başvurmaya karar verdi.
Bilirkişi raporu gerçeği ortaya çıkardı
İzmir 8'inci Tüketici Mahkemesi'nde açılan davada, otomobilin tavanındaki boya kusurunun kaynağını belirlemek üzere uzman bir bilirkişi heyeti görevlendirildi. Otomotiv öğretim üyeleri ve kimya yüksek mühendislerinden oluşan heyet, boya kalınlık test cihazlarıyla detaylı bir inceleme gerçekleştirdi. Yapılan teknik analizler sonucunda, boyadaki kabarmaların dış etkenlerden değil, doğrudan üretim sürecindeki hatalardan kaynaklandığı bilimsel olarak kanıtlandı. Mahkeme, tüketicinin ayıplı bir aracı kullanmaya zorlanamayacağına hükmederek, aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine karar verdi.
Yargıtay'dan gizli ayıp vurgusu
Yerel mahkemenin kararına davalı şirket tarafından itiraz edilse de, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13'üncü Hukuk Dairesi tüketicinin haklılığını tescil etti. Dosyanın temyiz incelemesi için taşındığı Yargıtay 3'üncü Hukuk Dairesi ise son noktayı koydu. Yüksek mahkeme, araçtaki boya kusurunun bir gizli ayıp niteliğinde olduğunu ve tüketicinin bu ayıbı süresi içerisinde bildirdiğini vurguladı. Ayrıca, araçta herhangi bir kaza veya dış hasar bulunmadığının altı çizildi.
Tüketici için emsal karar
Yargıtay, davalı tarafın temyiz itirazlarını oy birliğiyle reddederek, aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine ilişkin kararı onadı. Bu karar, sıfır kilometre araç satın alan tüketiciler için büyük bir güvence oluştururken, otomobil firmalarının üretim hatalarını dış etken olarak gösterme uygulamasına karşı önemli bir hukuki dayanak haline geldi. Artık tüketiciler, satın aldıkları araçlarda karşılaştıkları üretim kaynaklı gizli ayıplar karşısında, yasal haklarını kullanarak ayıpsız bir araçla değişim talep etme konusunda daha güçlü bir konuma sahip oldu.