Azerbaycan Milli Meclisi'nin eski Tovuz Milletvekili Ganire Paşayeva, aramızdan ayrılışının üçüncü yıl dönümünde Ankara'da gerçekleştirilen özel bir programla anıldı. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki sarsılmaz dostluk köprülerinin kurulmasında büyük emeği olan Paşayeva için düzenlenen bu anma etkinliği, iki ülkenin ortak değerlerini bir kez daha ön plana çıkardı. Başkentte bir araya gelen çok sayıda katılımcı, merhumenin Türk dünyasına kattığı değerleri ve siyasi mücadelesini saygıyla andı.
Kardeşlik bağlarının mimarı anıldı
Anma programı, Türkiye Azerbaycan Dernekleri Federasyonu, Kerkük Kültür Derneği, ELVİN Derneği ve Azaflı Sosyal Yardım ve Kültür Derneği'nin ortaklaşa yürüttüğü titiz bir organizasyonla hayata geçirildi. Etkinlik, katılımcıların gerçekleştirdiği saygı duruşunun ardından hem İstiklal Marşı'nın hem de Azerbaycan Milli Marşı'nın okunmasıyla resmi bir başlangıç yaptı. Bu atmosfer, iki ülkenin ortak kader birliğini ve Paşayeva'nın bu birliğe olan derin bağlılığını simgeleyen en önemli anlardan biri oldu.
Avrupa'da Türkmenlerin sesi oldu
Programda söz alan Kerkük Kültür Derneği Genel Başkanı Şemşettin Küzeci, Ganire Paşayeva ile olan kişisel hukukuna ve onun Türk dünyası için yaptıklarına dair duygusal bir konuşma gerçekleştirdi. Küzeci, Paşayeva'yı sadece bir siyasetçi olarak değil, aynı zamanda bir kardeş olarak gördüğünü vurgulayarak, onun Irak Türkmenlerine verdiği desteğin unutulmaz olduğunu belirtti. Özellikle Avrupa Parlamentosu'ndaki İnsan Hakları Komisyonu üyeliği döneminde Kerkük'te yaşanan acıları ve katliamları uluslararası platformlara taşıyarak Avrupa kamuoyunu harekete geçirmesinin, onun cesur kişiliğinin bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Türk dünyasının ortak hafızasında yaşıyor
Ganire Paşayeva'nın sadece Azerbaycan için değil, tüm Türk coğrafyası için birleştirici bir güç olduğunu belirten konuşmacılar, onun bıraktığı mirasın genç nesillere aktarılmasının önemine dikkat çektiler. Ankara'daki bu anma toplantısı, Paşayeva'nın siyasi kariyeri boyunca savunduğu değerlerin, vefatından sonra da aynı kararlılıkla sahiplenildiğini gösterdi. Katılımcılar, onun Türk dünyasının sorunlarına karşı gösterdiği duyarlılığın ve diplomatik alandaki kararlı duruşunun, gelecek kuşaklar için bir rehber niteliği taşıdığı konusunda birleşti.