Türkiye'nin savunma ve havacılık alanındaki küresel başarısı, açıklanan son verilerle bir kez daha tescillendi. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, sektörün ihracat performansına dair yaptığı değerlendirmede, Türkiye'nin uluslararası pazarlardaki etkinliğinin her geçen gün daha da güçlendiğini vurguladı. Görgün'ün paylaştığı verilere göre, eylül ayında gerçekleştirilen ihracat, geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 10,7 oranında bir artış göstererek 634 milyon dolar seviyesine ulaştı.
İhracatta istikrarlı büyüme devam ediyor
Yılın genelindeki tablo ise sektörün ne kadar dinamik bir yapıya sahip olduğunu kanıtlar nitelikte. Ocak-eylül dönemini kapsayan ilk dokuz ayda, savunma ve havacılık sanayii ihracatı yüzde 15,6'lık bir artışla 6 milyar 926 milyon dolara yükseldi. Bu rakamlar, Türkiye'nin savunma teknolojileri alanında sadece yerli ihtiyacı karşılamakla kalmayıp, aynı zamanda dünyanın dört bir yanına teknoloji ihraç eden bir merkez haline geldiğini gösteriyor. Özellikle son 12 aylık periyotta kaydedilen yüzde 30'luk artışla toplam ihracatın 10 milyar 941 milyon dolara ulaşması, sektörün ulaştığı ölçeği gözler önüne seriyor.
Başarının arkasındaki mühendislik gücü
Bu dikkat çekici ihracat başarısının temelinde, yüksek katma değerli ürünlerin geliştirilmesi, yerli mühendislik yetkinliklerinin artırılması ve üretim kabiliyetlerinin dünya standartlarına taşınması yatıyor. Dünyanın farklı coğrafyalarında kurulan stratejik iş birlikleri, Türk savunma sanayiinin küresel rekabetteki elini güçlendiriyor. Başkanlık koordinasyonunda yürütülen ihracat odaklı çalışmaların, önümüzdeki dönemde de aynı kararlılıkla devam edeceği belirtiliyor.
Ekosisteme teşekkür mesajı
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, elde edilen bu tarihi başarıda emeği geçen tüm paydaşlara teşekkürlerini iletti. Sektörün gelişimine sunduğu desteklerden dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarını sunan Görgün, bu başarının mimarı olan tüm firmaları ve özveriyle çalışan çalışma arkadaşlarını tebrik etti. Türkiye'nin savunma sanayiindeki bu yükselişi, sadece ekonomik bir veri değil, aynı zamanda ülkenin teknolojik bağımsızlık yolculuğundaki kararlılığının da bir yansıması olarak değerlendiriliyor.