Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin son yıllarda üretim ve ihracat odaklı politikalarla NATO içerisindeki ağırlığını artırdığını duyurdu. Bolat, Türkiye'nin sadece bir güvenlik ortağı değil, aynı zamanda müttefik ülkeler için kritik bir ekonomik değer haline geldiğini vurguladı.
Ekonomik büyümede büyük sıçrama
Türkiye, 2002 yılından bu yana sağladığı büyüme performansıyla NATO ülkeleri arasında en hızlı gelişen ekonomilerden biri oldu. Ülkenin 2002'de 238,7 milyar dolar olan gayrisafi yurtiçi hasılası, 2025 yılı itibarıyla 1,6 trilyon dolara ulaştı. Bu büyüklükle Türkiye, 59,2 trilyon dolarlık toplam NATO ekonomisi içinde 8'inci sırada yer alıyor. Satın alma gücü paritesine göre ise Türkiye, müttefikleri arasında 5'inci sıraya yerleşerek üretim gücünü kanıtlıyor.
Savunma sanayinde stratejik üretim
Türkiye, savunma ve havacılık sektöründeki yatırımlarıyla NATO ekosistemindeki stratejik rolünü güçlendirdi. Ülke, 2025 yılında 10 milyar doları aşan savunma sanayi ihracatıyla dünya genelinde 11'inci sırada bulunuyor. Savunma harcamalarını gayrisafi yurtiçi hasılasının yüzde 2,3'ü seviyesine çıkaran Türkiye, NATO'nun belirlediği yüzde 2'lik hedefi de aşıyor.
Yatırım trafiğinde Türkiye avantajlı
NATO üyesi ülkeler, Türkiye'deki doğrudan yabancı yatırımların yüzde 67,5'ini oluşturuyor. Türkiye'nin bu ülkelerdeki yatırım stoku 42,6 milyar dolar seviyesindeyken, müttefiklerin Türkiye'deki yatırımları 150,6 milyar dolara ulaştı. Genç nüfusu ve lojistik altyapısıyla dikkat çeken Türkiye, 7-8 Temmuz'da gerçekleşecek NATO Zirvesi öncesinde ticari ortaklıklarını daha da derinleştirmeyi hedefliyor.