Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık rotasını belirleyen 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program (OVP), Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından kamuoyuyla paylaşıldı. Programın açıklanmasının ardından değerlendirmelerde bulunan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin küresel ticaretteki yerini sağlamlaştıracak stratejik hedefleri detaylandırdı. Bakan Bolat, özellikle ihracatın sadece miktar olarak değil, nitelik ve katma değer açısından da büyüyeceği bir döneme girildiğini vurguladı. 2029 yılı sonunda mal ve hizmet ihracatında 450 milyar dolarlık bir seviyeye ulaşmanın temel amaç olduğunu belirten Bolat, bu hedefin Türkiye'nin üretim kapasitesini ve dış şoklara karşı dayanıklılığını artıracak bir kaldıraç görevi göreceğini ifade etti.
Teknoloji odaklı üretimle küresel rekabet
Ekonomik büyümenin 2027'de yüzde 4,2, 2028'de yüzde 4,6 ve 2029'da yüzde 5 seviyesine ulaşması öngörülen yeni dönemde, istihdam piyasası da hareketlenecek. Yaklaşık 2,1 milyon kişiye ek istihdam alanı açılması hedeflenirken, işsizlik oranının yüzde 7,6 seviyelerine gerilemesi bekleniyor. Bakan Bolat, bu büyüme sürecinin temelinde yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun ürünlerin yer alacağını belirtti. İhracatın teknoloji kompozisyonundaki değişimin şimdiden meyvelerini verdiğini kaydeden Bolat, orta ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracattaki payının 2024 Ağustos ayında yüzde 40 iken, 2026 Ağustos itibarıyla yüzde 44 seviyesine yükseldiğine dikkat çekti. Bu dönüşüm, Türk malı ve hizmetlerinin uluslararası pazarlardaki marka değerini yükseltmek için kritik bir adım olarak görülüyor.
Stratejik koridorlar ve lojistik merkez vizyonu
Türkiye'nin coğrafi avantajlarını küresel ticaretin merkezine taşıyacak olan projeler, yeni dönemin en önemli başlıklarından birini oluşturuyor. Kalkınma Yolu, Zengezur Koridoru, Orta Koridor ve Hicaz Demiryolu gibi stratejik bağlantısallık projeleriyle Türkiye, doğu-batı ve kuzey-güney eksenlerinde küresel ticaret akımlarının kesiştiği bir lojistik üs haline getirilecek. Bakan Bolat, bu projelerin sadece birer ulaşım hattı olmadığını, aynı zamanda Türkiye'yi küresel bir üretim ve ticaret merkezi yapacak stratejik birer hamle olduğunu vurguladı. Gümrüklerdeki dijital ve fiziki altyapının güçlendirilmesi, yapay zeka destekli uygulamaların devreye alınması ve yasa dışı ticaretle mücadelenin etkinleştirilmesi, bu ticaret hacmini destekleyecek temel unsurlar arasında yer alıyor.
Sanayiciye finansman desteği sürecek
Üretim, yatırım ve ihracatın önündeki engelleri kaldırmak adına finansman imkanları da genişletiliyor. İmalat Sanayii Finansman Desteği Programı kapsamında 250 milyar TL büyüklüğünde ilave kredi desteği sağlanırken, orta-yüksek ve yüksek teknoloji ağırlıklı sanayi yatırımlarına yönelik 750 milyar TL’lik YTAK kredilerinin kullanımı devam edecek. Bakan Bolat, hükümetin yatırım yapan, üreten ve istihdam sağlayan sanayicinin yanında durmaya devam edeceğini belirterek, temel hedefin bu ekonomik büyümeyi vatandaşların yaşam standartlarına yansıyan kalıcı bir refah artışına dönüştürmek olduğunu ifade etti. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, güçlü üretim ve güçlü ihracatla inşa edilen bu yeni dönem, ülkenin küresel ticaretin stratejik merkezlerinden biri olma hedefini perçinliyor.