Türkiye’nin dört bir yanında milyonlarca genç, ne bir okulun sıralarında ne de bir iş yerinin masasında oturuyor. Ankara Sanayi Odası (ASO), hazırladığı son raporda bu durumu "kayıp potansiyel" olarak tanımladı. Gençlerin üretim sürecine dahil edilememesi, Türkiye’nin ekonomik büyümesini her yıl milyarlarca dolar aşağı çekiyor.
Üretimden kopuk gençlik gerçeği
OECD ülkeleri arasında en yüksek "ne eğitimde ne istihdamda" (NEET) oranına sahip ülkelerin başında geliyoruz. 15-29 yaş arası gençlerin yüzde 26’sı sistemin dışında kalırken, kadınlarda bu oran yüzde 36’yı buluyor. ASO Başkanı Seyit Ardıç, bu tabloyu sadece işsizlik sorunu olarak görmediklerini, bunun Türkiye’nin gelecekteki rekabet gücünü zayıflatan stratejik bir engel olduğunu vurguluyor.
Sanayinin aradığı eleman bulunamıyor
İşletmelerin neredeyse yarısı, yetkin personel bulamamaktan şikayetçi. Eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasındaki bağın kopuk olması, "diplomalı ama mesleksiz" bir nesil riski yaratıyor. Gençler daha çok masa başı işlere yönelirken, imalat sanayii kaynakçıdan otomasyon teknisyenine kadar birçok alanda çalışacak insan bulamıyor.
Peki bu durum senin hayatını nasıl etkiler?
Gençlerin üretim dışı kalması, Türkiye’nin yıllık gelirinin yüzde 3’üne yakın bir kısmının yani 47 milyar dolara varan bir kaynağın boşa gitmesi demek. Eğer doğru adımlar atılırsa, 2030 yılına kadar bu gençlerin iş gücüne katılımı sağlanabilir. ASO; İŞKUR, okullar ve sanayicilerin ortak çalışacağı bir "Ulusal NEET Koordinasyon Kurulu" kurulmasını ve Ankara’nın bu konuda pilot bölge olmasını öneriyor. Bundan sonraki süreçte, gençleri meslek sahibi yapacak "destek merkezlerinin" hayata geçip geçmeyeceği merak konusu.