Türkiye, kasım ayında gerçekleşecek dev iklim zirvesi COP31’e hazırlanıyor. Yükseköğretim Kurulu (YÖK), bu süreçte Türkiye’deki 208 üniversiteyi tek bir çatı altında toplayarak bilimsel kapasiteyi zirveye taşımak için harekete geçti. Akademisyenlerin ve araştırmacıların iklim değişikliğiyle mücadeledeki rolü, bu yeni modelle daha görünür hale gelecek.
Akademik yol haritası belirleniyor
YÖK, 4 Ağustos'ta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile beraber "COP31 Yolunda Bilim Diplomasisi" adlı bir lansman düzenliyor. Bu toplantıda rektörler ve bilim kurulu temsilcileri, üniversitelerin yürüttüğü projeleri nasıl ortak bir yapıya oturtacaklarını konuşacak. Amaç, Türkiye’nin iklim konusundaki teknolojik çözümlerini uluslararası düzeye taşımak.
Bilimsel güç masaya yatırılıyor
YÖK Başkanı Erol Özvar, iklim değişikliğiyle mücadelede bilimin ve iş birliğinin en güçlü araçlar olduğunu vurguluyor. Lansmanla başlayacak süreç, sadece Türkiye içindeki çalışmaları değil, COP31 sırasında yabancı üniversitelerle yapılacak ortaklıkların da temelini atacak. 208 üniversite, iklim krizine karşı geliştirdikleri bilimsel verileri dünya sahnesine taşımaya hazırlanıyor. Peki, üniversitelerin bu ortak çalışmaları iklim değişikliği politikalarına somut bir çözüm sunabilecek mi? Bunu önümüzdeki aylarda göreceğiz.