Türkiye'de vatandaşlık hukukunu istismar ederek haksız kazanç elde eden ve kamu kurumlarını yanıltan yapılara yönelik yürütülen kapsamlı soruşturmalarda yeni bir aşamaya geçildi. İstanbul merkezli olarak gerçekleştirilen operasyonlar, gayrimenkul piyasası üzerinden yürütülen karmaşık bir sahtecilik ağını gözler önüne serdi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, devletin vatandaşlık statüsünü ticari bir meta haline getirmeye çalışan şebekelere karşı mücadelenin kararlılıkla devam ettiğini vurguladı.
Muvazaalı satışlarla vatandaşlık vurgunu
Soruşturmanın temelinde, düşük bedelli gayrimenkullerin gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporlarıyla satılması ve bu yöntemle yabancı uyruklu şahıslara usulsüz vatandaşlık kazandırılması yer alıyor. İlk dalga operasyonlarda Babacan İnşaat ile bağlantılı işlemler mercek altına alınmış ve 687 kişinin bu yolla vatandaşlık aldığı tespit edilerek iptal süreçleri başlatılmıştı. İkinci dalga operasyonlarda ise Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat gibi firmalar üzerinden gerçekleştirilen satışlar detaylı bir incelemeye tabi tutuldu. Yapılan incelemeler sonucunda, 734 yabancı uyruklu şahsa yapılan satışların 274'ünün tamamen muvazaalı olduğu ve bu işlemlerin aile bireyleriyle birlikte toplam 1070 kişiye haksız yere Türk vatandaşlığı kazandırdığı ortaya çıkarıldı. Ayrıca 11 kişinin vatandaşlık edinme sürecinin de halen devam ettiği belirlendi.
30 şirkete kayyım atandı
Operasyonun mali boyutu ise oldukça dikkat çekici. 3,5 milyar TL'yi aşkın tutardaki işlemin muvazaalı şekilde gerçekleştirildiği tespit edilirken, şüphelilere ait adreslerde ve şirket merkezlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyale el konuldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, 2 bin 11 taşınmaz, 1 otel, 86 motorlu araç, 2 yat ve 42 banka hesabı hakkında tedbir kararı uygulandı. Bununla birlikte, usulsüz işlemlere karıştığı belirlenen 30 şirkete el konularak kayyım atandı. Bu sabah gerçekleştirilen operasyonda 88 şüpheli hakkında adli işlem başlatılırken, bunlardan 72'si gözaltına alındı.
Hukuk devleti vurgusu
Adalet Bakanı Akın Gürlek, vatandaşlık hukukunun korunmasının devletin en temel görevlerinden biri olduğunu belirterek, kamu zararının ortaya çıkarılması ve suçtan elde edilen kazancın izinin sürülmesi konusunda kararlı olduklarını ifade etti. Operasyonu başarıyla gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerini ve süreci titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nı tebrik eden Bakan Gürlek, hukukun tüm imkanlarının bu tür sahtecilik yöntemlerine karşı kullanılacağını belirtti. Usulsüz yollarla vatandaşlık kazandığı tespit edilen kişilerin vatandaşlıklarının iptaline yönelik idari süreçler ise hızla devam ediyor. Devletin kurumlarını yanıltarak haksız menfaat sağlayan bu yapıların çökertilmesi, vatandaşlık sisteminin güvenilirliğini korumak adına atılan kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.