4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü, sadece evcil dostlarımızın değil, doğadaki tüm canlıların yaşam haklarının yeniden hatırlanması ve toplum vicdanının harekete geçirilmesi adına kritik bir dönüm noktası oluşturuyor. Türk Veteriner Hekimler Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, bu özel gün kapsamında yaptığı değerlendirmelerde, hayvan hakları konusunun sadece sokak hayvanlarıyla sınırlı tutulmaması gerektiğini belirterek, çok daha geniş bir perspektiften bakılması gerektiğinin altını çizdi. Eroğlu, veteriner hekimlik mesleğinin etik değerleri doğrultusunda, toplumda zaman zaman karşılaşılan ve vicdanları yaralayan şiddet görüntülerinin artık tamamen son bulması gerektiğini ifade etti. Hayvanların, insanların yaşamlarının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Eroğlu, bu günün sadece bir kutlama değil, aynı zamanda toplumsal bilinç seviyesini yükseltmek ve merhamet duygularını geliştirmek için önemli bir fırsat olduğunu belirtti.
Yaban hayvanı ticaretine karşı küresel duruş
Dünyanın gelecekte yeni salgın hastalıklarla karşı karşıya kalma riskine dikkat çeken Ali Eroğlu, doğal yaşama yapılan müdahalelerin ve habitat tahribatının bu süreci hızlandırdığını dile getirdi. Mevcut uluslararası sözleşmelerin yaban hayvanı ticaretini belirli bir seviyeye indirmeyi hedeflediğini hatırlatan Eroğlu, meslek mensupları olarak bu konuda çok daha net bir tavır sergilediklerini vurguladı. TVHB Başkanı, yaban hayvanı ticaretinin sadece sınırlandırılmasını değil, tamamen yasaklanmasını arzu ettiklerini belirterek, bu yöndeki kararlı çalışmalarını hem ulusal hem de uluslararası platformlarda ilgili kurum ve kuruluşlara raporladıklarını ifade etti. Doğanın dengesini korumanın, insanlığın geleceğini korumakla eşdeğer olduğunu savunan Eroğlu, bu ticaretin durdurulmasının ekolojik denge için hayati bir adım olduğunu yineledi.
Belediyelerde 2028 hedefi ve istihdam sorunu
Hayvanların korunması noktasında yasal düzenlemelerin önemine değinen Eroğlu, nüfusu 25 binin üzerinde olan belediyelere 2028 yılı sonuna kadar hayvan barınağı ve bakımevi kurma zorunluluğu getirilmesini olumlu bir adım olarak nitelendirdi. Bu tarihe kadar mevcut tesislerin iyileştirilmesi ve yeni merkezlerin açılmasıyla, hayvanların fiziksel ve hijyenik koşullarının iyileşeceğini belirten Eroğlu, ancak bu hedeflere ulaşılabilmesi için kamuda ciddi bir veteriner hekim açığı bulunduğuna dikkat çekti. Özellikle belediyelerde ve ilgili bakanlıklarda yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmemesinin, hayvan hastalıklarıyla mücadele, aşılama ve kısırlaştırma gibi temel hizmetlerin aksamasına neden olduğunu belirten Eroğlu, geçici görevlendirmelerin kalıcı bir çözüm olmadığını vurguladı.
Dünyaya onların gözünden bakmak
Bu yılın Dünya Hayvanları Koruma Günü temasının 'Dünyaya Onların Gözünden Bakın' olarak belirlendiğini hatırlatan Ali Eroğlu, bu sloganın aslında bir empati çağrısı olduğunu ifade etti. Toplumun, kurumların ve karar vericilerin hayvanlara birer 'eşya' gibi değil, duyguları olan canlılar olarak yaklaşması gerektiğini savunan Eroğlu, hayvanları insanların hayatından çıkarmanın mümkün olmadığını, aksine onlarla sağlıklı bir ilişki kurmanın yollarının aranması gerektiğini belirtti. Hayvan sevgisi ve koruma bilincinin küçük yaşlardan itibaren eğitim müfredatına dahil edilmesi gerektiğini söyleyen Eroğlu, bu hassasiyetin sadece 4 Ekim'de değil, yılın her gününde bir yaşam biçimi haline getirilmesi gerektiğinin altını çizerek sözlerini noktaladı.