Yaşlılık dönemiyle birlikte zihinsel işlevlerde meydana gelen değişimler, pek çok kişi için endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Toplumda yaygın olarak bunama şeklinde adlandırılan demans, yaşam süresinin uzamasıyla birlikte günümüzün en önemli sağlık sorunlarından biri haline geldi. Acıbadem Bayındır Kavaklıdere Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Nil Sürsal, demans vakalarının yaklaşık yüzde 65 gibi büyük bir oranının alzaymır hastalığıyla doğrudan ilişkili olduğunu ifade ediyor. İstatistiksel veriler, hastalığın görülme sıklığının yaşla birlikte nasıl dramatik bir artış gösterdiğini gözler önüne seriyor. 60-65 yaş grubunda yüzde 1 seviyelerinde olan demans görülme sıklığı, 75-79 yaş aralığında yüzde 6'ya yükselirken, 80 yaş ve üzerindeki bireylerde bu oran yüzde 20'nin üzerine çıkıyor.
Unutkanlık her zaman hastalık habercisi değildir
Normal yaşlanma süreci, beyin işlevlerinde doğal bir yavaşlamayı da beraberinde getiriyor. Bu süreçte karmaşık problemleri çözmek için daha fazla zamana ihtiyaç duyulması beklenen bir durumdur. Uz. Dr. Nil Sürsal, her unutkanlığın mutlaka demans veya alzaymır anlamına gelmediğinin altını çiziyor. Alzaymır hastalığının temelinde, beyinde zamanla biriken bazı proteinlerin sinir hücrelerine zarar vermesi ve hücre fonksiyonlarının bozulması yatıyor. Bu süreç, beyin dokusunda küçülmeye ve hacim kaybına yol açarak hafıza, düşünme, konuşma ve günlük işleri yerine getirme gibi temel zihinsel becerilerin giderek zayıflamasına neden oluyor.
Hastalığın sinsi ilerleyişi ve evreleri
Alzaymır, genellikle yavaş ve aşamalı bir seyir izleyen bir hastalıktır. Uzmanlar bu süreci hafif bilişsel bozukluktan başlayarak erken, orta ve ileri evre şeklinde sınıflandırıyor. Hafif bilişsel bozukluk döneminde, kişinin yaşına ve eğitim düzeyine göre beklenenden daha belirgin bir unutkanlık gözlemleniyor. Hastalık ilerledikçe kişi yeni bilgileri öğrenmekte zorlanıyor, aynı soruları tekrar tekrar soruyor ve eşyalarının yerini karıştırıyor. Orta evreye gelindiğinde ise giyinme veya banyo yapma gibi günlük yaşam aktiviteleri için dışarıdan desteğe ihtiyaç duyuluyor; yön bulma zorlukları ve el becerilerinde kayıplar yaşanıyor. İleri evrede ise tablo çok daha ağırlaşıyor; hasta konuşma, yürüme ve temel ihtiyaçlarını kontrol etme yetisini kaybederek günün her saati bakıma muhtaç hale geliyor.
Zihinsel sağlığı korumanın yolları
Erken dönemde ortaya çıkan uyarı işaretlerini takip etmek, hastalığın yönetimi açısından büyük önem taşıyor. Günlük yaşamı etkileyen unutkanlıklar, plan yapma ve problem çözmede yaşanan güçlükler, tarih ve zaman kavramındaki kafa karışıklıkları, konuşma veya yazmada yeni başlayan sorunlar ile kişilik değişiklikleri mutlaka ciddiye alınmalıdır. Karar verme süreçlerinde başkasına bağımlı hale gelmek de dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli belirtidir. Uz. Dr. Nil Sürsal, alzaymır ve demanstan korunmak için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının bir yaşam biçimi haline getirilmesi gerektiğini vurguluyor. Zihni aktif tutmak adına kitap okumak, bulmaca çözmek ve düzenli zihinsel faaliyetlerde bulunmak, sosyal yaşamdan kopmamak, tansiyon, diyabet ve yüksek kolesterol gibi kronik hastalıkları kontrol altında tutmak riskleri azaltıyor. Ayrıca sağlıklı beslenme, düzenli uyku, fiziksel aktivite ve depresyon gibi ruhsal sorunların ihmal edilmemesi, zihinsel sağlığın korunmasında kilit rol oynuyor.