Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde gerçekleşen tıbbi bir başarı, 67 yaşındaki Satı Kara'nın hayatında yepyeni bir sayfa açtı. Çocukluk döneminden itibaren peşini bırakmayan orta kulak enfeksiyonları nedeniyle yıllar içinde işitme yetisini büyük oranda kaybeden Kara, uzun süren sessizliğini modern tıbbın sunduğu cerrahi imkanlarla bozmayı başardı. Kulak Burun Boğaz Kliniği'nde yapılan detaylı tetkikler, hastanın her iki kulak zarında da ciddi delinmeler olduğunu ve ses iletimini sağlayan kemikçiklerin hasar gördüğünü ortaya koydu. Prof. Dr. Davut Akduman ve Uzman Dr. Aslıhan Ünel Kaval liderliğindeki ekip, gerçekleştirdikleri operasyonla hem kulak zarlarını onardı hem de işitme mekanizmasını yeniden işlevsel hale getirdi.
Sessizliğin getirdiği sosyal izolasyon
İşitme kaybının sadece fiziksel bir engel olmadığını, aynı zamanda bireyi sosyal yaşamdan koparan psikolojik bir bariyer olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Davut Akduman, hastaların zamanla toplumdan uzaklaşarak içe kapandıklarını belirtti. Akduman, her işitme kaybının doğrudan cihazla tedavi edilmesinin gerekmediğini, özellikle kronik orta kulak iltihabı veya kemikçik kireçlenmesi gibi durumlarda cerrahi müdahalenin hastanın yaşam kalitesini ciddi oranda artırdığını ifade etti. Erken teşhisin önemine dikkat çeken uzmanlar, işitme kaybının bir kader olmadığını ve doğru rehabilitasyon süreçleriyle hastaların yeniden toplumsal hayata kazandırılabileceğini vurguladı.
Yıllar sonra gelen ilk sesler
Ameliyat sonrası yaşadığı değişimi bir mucize olarak tanımlayan Satı Kara, yıllarca eşiyle bile iletişim kurmakta zorlandığını ve bu durumun ev içinde huzursuzluklara yol açtığını dile getirdi. Eskiden televizyonun sesini 60 seviyelerinde açmak zorunda kalan Kara, artık 18 seviyesinde bile her şeyi net duyabildiğini büyük bir heyecanla anlatıyor. Sağlık ocağındaki doktoruyla konuşurken artık ağzının içine bakmak zorunda kalmadığını fark ettiğinde yaşadığı şaşkınlık ve mutluluk, onun için yeni bir başlangıcın simgesi oldu. İnsanların söylediklerini anlamadığı için sürekli 'he he' diyerek geçiştirdiği o utangaç günlerin geride kaldığını belirten Kara, artık çevresindeki sesleri duymanın kendisi için bambaşka bir duygu olduğunu ifade ediyor.
Keşke daha önce gelseydim
Tedavi sürecinin ardından dünyayı yeniden keşfettiğini söyleyen Satı Kara, yıllarca bu sıkıntıyı boşuna çektiğini belirterek pişmanlığını dile getirdi. Sosyal ortamlara girmekten çekindiği, içine kapandığı o uzun yılların ardından şimdi insanlarla rahatça konuşabilmenin tadını çıkaran Kara, operasyonu gerçekleştiren sağlık ekibine minnettar olduğunu belirtti. Hastane koridorlarında artık daha özgüvenli adımlar atan Kara, işitme kaybı yaşayan diğer hastalara da umut vererek, tıbbi destek almaktan çekinmemeleri gerektiğini vurguladı. Modern tıp sayesinde kazandığı bu yeni yaşamında, en basit çevresel seslerin bile kendisi için birer neşe kaynağı haline geldiğini belirten Kara, hayatının geri kalanını bu yeni duyma yetisinin keyfini çıkararak geçirmeyi planlıyor.