Okullarda yaşanan şiddet olayları sadece bir güvenlik sorunu değil, gençlerin ruh sağlığı ve sosyal kırgınlıklarıyla doğrudan ilgili. Cumhurbaşkanlığı Eğitim-Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şule Alan, bu sorunu çözmek için farklı bir yöntem izledi.
Problemli çocuklara sorumluluk verildi
Diyarbakır’daki okullarda yapılan çalışmada, sınıfta popüler olan ancak şiddete meyilli öğrencileri seçtiler. Bu çocuklara, küçük sınıflardaki arkadaşlarına zorbalıkla nasıl baş edeceklerini anlatma görevi verdiler. Zorba karakterli öğrenciler, kendilerindeki empati eksikliğini ve öfke kontrolü sorunlarını küçük kardeşlerine anlatırken aslında kendi davranışlarını da düzeltme şansı buldular.

Yeni nesli anlamak şart
Ergenlik dönemindeki çocukların beyin yapısı yetişkinlerden farklı çalışıyor. Bu yaş grubundaki gençler sosyal statü arayışında olduğu için yetişkinlerin "bunu yapma" şeklindeki uyarılarını genellikle dikkate almıyorlar. Profesör Alan, nesilden şikayet etmek yerine, çocukların sosyal ihtiyaçlarına göre tasarlanmış, veri odaklı ve bilimsel yöntemlerin okul sistemine hızla entegre edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Eğitimin sonuçları neyi gösteriyor
Bu yöntemin uygulandığı okullarda şiddet olayları yarı yarıya düştü. Sadece şiddet azalmakla kalmadı, öğrencilerin akademik başarıları da yüzde 10 civarında arttı. Başkalarına rehberlik etme sorumluluğu, problemli çocukların öz değerlerini yükseltti ve onları okulun kurallarına uyum sağlayan liderlere dönüştürdü. Peki, bu başarılı yöntem tüm Türkiye’deki okullarda yaygınlaştırılacak mı?