Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, 2026 yaz sezonunun ardından turizm sektörünün dikkatini 2027 yılına çevirdiğini belirterek, küresel turizm hareketliliğinin artık çok daha karmaşık dinamiklere bağlı olduğunu ifade etti. Pandemi sonrası dönemde turizm tahminlerinin zorlaştığına dikkat çeken Yavuz, önümüzdeki yılın turizm haritasını petrol fiyatları, bölgesel savaşlar, iklim değişikliği ve fiyat/değer dengesinin şekillendireceğini vurguladı. Tanıtım kampanyalarının ve fuarların önemini yadsımayan Yavuz, bu dört temel etkenin oluşturduğu yeni gerçekliğin, klasik pazarlama yöntemlerinin ötesinde bir strateji gerektirdiğini belirtti.

Seyahat Alışkanlıklarında Büyük Dönüşüm
Küresel çapta büyük bir sarsıntı yaşanmadığı sürece 2027 yılında turizmin daralmaktan ziyade yön değiştireceğini öngören Yavuz, Avrupa Seyahat Komisyonu'nun verilerinin seyahat isteğinin hala güçlü olduğunu kanıtladığını dile getirdi. Turistlerin artık tatile çıkıp çıkmamaktan ziyade, hangi bütçeyle, nereye ve ne zaman gideceklerine odaklandığını belirten Yavuz, bu durumun destinasyonlar arasındaki rekabeti tamamen değiştireceğini ifade etti. Özellikle uçak yakıtı maliyetlerindeki belirsizliklerin, tur operatörlerinin fiyatlandırma süreçlerini zorlaştırdığına dikkat çeken Yavuz, kişi başına uçak biletindeki 100 avroluk bir artışın, dört kişilik bir aile için 400 avroluk ek bir yük anlamına geldiğini ve bu durumun turistleri daha yakın destinasyonlara yönlendireceğini belirtti.

İklim ve Güvenlik Algısı Destinasyonları Yeniden Şekillendiriyor
Savaşların sadece yaşandığı ülkeleri değil, komşu bölgelerin hava sahalarını ve turistlerin zihnindeki güven algısını da doğrudan etkilediğini söyleyen Yavuz, İspanya'nın başarısını örnek göstererek güvenliğin destinasyon seçiminde ilk sırada yer aldığını vurguladı. Türkiye'nin sadece güvenli olması değil, bu güveni uluslararası arenada tutarlı bir şekilde anlatması gerektiğini belirten Yavuz, iklim değişikliğinin de tatil zamanlamalarını kökten değiştireceğini ifade etti. Akdeniz'in aşırı sıcakları nedeniyle talebin temmuz ve ağustos aylarından ilkbahar ve sonbahar aylarına kaymasının beklendiğini belirten Yavuz, Antalya'nın bu değişimi kültür, doğa ve spor turizmiyle destekleyerek bir fırsata dönüştürebileceğini söyledi.

Fiyat/Değer Dengesi ve Türkiye İçin Kritik Uyarı
Turizmde maliyetlerin artmasının müşterinin her fiyatı kabul edeceği anlamına gelmediğini belirten Yavuz, turistin artık sadece fiyat sormadığını, ödediği paranın karşılığında ne aldığını sorguladığını ifade etti. Türkiye'nin karşı karşıya olduğu en büyük riskin, turistin "Türkiye artık ödediğim paraya değmiyor" algısına kapılması olduğunu belirten Yavuz, bu durumun önüne geçmek için sürekli indirim yapmak yerine hizmet kalitesinin artırılması ve verilen sözlerin tutulması gerektiğini vurguladı. Yavuz, 2027 turizminin formülünü ise şu sözlerle özetledi: Petrol mesafeyi, savaş destinasyonu, iklim zamanı, fiyat ise son kararı belirleyecek. Turist seyahat etmeye devam edecek ancak artık çok daha seçici ve bilinçli bir tüketici profiliyle karşı karşıyayız.

