Antalya'da ticaretle uğraşan Hasan Uzuner, hayatının en büyük şokunu banka hesaplarına konulan bloke haberiyle yaşadı. Daha önce sahte olduğu mahkeme kararlarıyla kesinleşen ve aslı adli emanette muhafaza edilen 2,8 milyon dolarlık bir senet, bu kez fotokopisi kullanılarak yeniden icra takibine konu edildi. Hukuk sistemindeki boşlukları zorlayan bu girişim, faiz ve komisyonlarla birlikte 3 milyon 270 bin dolarlık devasa bir borç yükünü tekrar Uzuner'in kapısına dayadı. Olayın merkezindeki isim olan ve 2006 yılındaki bir cinayet suçlamasıyla 2015'te yakalanan Zekai Kaplan, cezaevinde bulunduğu süreçte bu karmaşık senaryoyu kurgulamakla suçlanıyor.
Sahte senedin izini süren Adli Tıp raporu
Geçmişte hırdavatçılık yapan Hasan Uzuner'den malzeme aldığı dönemde herhangi bir sorun yaşanmadığını belirten mağdur, pandemi sürecinde cezaevinden izinli çıkan Kaplan'ın kendisine karşı husumet beslediğini ifade ediyor. Uzuner, ilk icra takibiyle karşılaştığında yaşadığı şaşkınlığı, böyle bir borcunun bulunmadığını bilerek savcılığa koştuğu anlarla anlatıyor. Adli Tıp Kurumu tarafından 9 Kasım 2023 tarihinde hazırlanan rapor, senedin üzerindeki yazıların Uzuner'in elinden çıkmadığını, imzanın ise belgenin çevresine yapıştırıcı ve lif kalıntıları bırakılarak sonradan monte edildiğini ortaya koymuştu. Bu bilimsel tespit, mahkeme sürecinde Kaplan'ın suçlu bulunmasında kilit rol oynadı.

Mahkeme kararlarına rağmen ikinci perde
Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi, geçtiğimiz yıl Kaplan'ı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından toplam 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Buna ek olarak, Antalya 3'üncü Asliye Ticaret Mahkemesi de Uzuner'in bu senet nedeniyle borçlu olmadığına hükmederek, Kaplan'ın kötü niyetli takip yaptığına karar verdi. Ancak tüm bu yargı kararlarına rağmen, 22 Temmuz 2026 tarihinde Antalya Genel İcra Dairesi'ne sunulan fotokopi üzerinden yeni bir ödeme emri düzenlenmesi, hukuk çevrelerinde büyük bir tartışma başlattı. Uzuner'in avukatı Soner Gül, senedin aslının savcılık emanetinde olmasına rağmen bu işlemin nasıl yapılabildiğini sorgularken, müvekkilinin mülklerinin yeniden satış riskine girdiğine dikkat çekiyor.

Avukatın rolü mercek altına alındı
Yaşanan bu hukuksuzluk silsilesi karşısında Hasan Uzuner, sadece Zekai Kaplan hakkında değil, onun avukatı Fatma Çakmak hakkında da suç duyurusunda bulundu. Uzuner, avukatın önceki yargılamalarda Kaplan'ı temsil ettiğini ve senedin sahteliğine dair tüm raporlardan haberdar olduğunu savunuyor. Dilekçede, yeni icra takibinin kim tarafından hazırlandığı, senedin dosyaya kimin sunduğu ve haciz taleplerinin hangi iradeyle yapıldığının UYAP kayıtları üzerinden titizlikle incelenmesi talep ediliyor. Uzuner, şikayetinin avukatlık mesleğine değil, bu süreçteki bilgi ve iradeye yönelik olduğunu vurgularken, adaletin tecelli etmesi için yasal mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğini belirtiyor.