Antalya sularında rutin bir sanayi dalışı gerçekleştiren profesyonel dalgıçlar Ali Kılıç ve Onur Özel, hayatlarının en unutulmaz anlarından birine tanıklık etti. Bölgedeki bir balık çiftliğinin hasadı tamamlanmış boş kafeslerinden birinde, yaklaşık 150 kilogram ağırlığında dev bir Akdeniz fokunun mahsur kaldığını fark eden dalgıçlar, vakit kaybetmeden harekete geçti. Dünyada sadece Türkiye, Yunanistan, Fas, Moritanya ve Madeira Adaları gibi çok sınırlı bölgelerde yaşam alanı bulan ve nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan bu nadir canlıyı kurtarmak için titiz bir operasyon başlattılar.

Kafeste beklenmedik misafir
Antalya'da 14 yıldır dalgıçlık yapan ve son 10 yılını profesyonel sanayi dalgıcı olarak geçiren 36 yaşındaki Ali Kılıç, yaşadıkları şaşkınlığı şu sözlerle anlattı: İlk başta gördüğümüzün gerçek olup olmadığını sorguladık. Ancak kafesin içinde çaresizce çırpınan bir Akdeniz foku olduğunu anlayınca durumu hemen yetkililere bildirdik. Muhtemelen kafesin dibinde kalan son balıkları avlamak amacıyla içeri giren fok, çıkış yolunu bulamayınca ağların arasında sıkışıp kalmıştı. Yetkililerden gelen onay üzerine, hayvanın zarar görmemesi için büyük bir dikkatle kafesin çevresindeki ağları aşağıya doğru indirmeye başladık.

Dalgıçla kurulan duygusal bağ
Operasyon sırasında fokun ürkmemesi için büyük bir hassasiyet gösteren dalgıçlar, ağların tamamen açılmasının ardından hayvanın özgürlüğüne kavuşmasını sağladı. Ancak yaşananlar bununla sınırlı kalmadı. Kafesten çıktıktan sonra hızla uzaklaşmak yerine kendisine yardım eden Ali Kılıç'ın yanına gelen Akdeniz foku, adeta bir teşekkür edercesine dalgıcın kendisini sevmesine izin verdi. Bu kısa ama derin etkileşimin ardından fok, Antalya'nın masmavi sularının derinliklerine doğru süzülerek gözden kayboldu. Kılıç, bu anın kendisi için meslek hayatındaki en özel anlardan biri olduğunu ifade etti.

Doğal mirası koruma çağrısı
Akdeniz foklarının korunması konusunda toplumun daha bilinçli olması gerektiğini vurgulayan Ali Kılıç, özellikle Konyaaltı falezleri gibi bölgelerde bu canlıların mağaralarda yaşadığını hatırlattı. Bazı insanların konunun hassasiyetini bilmeden bu nadir canlılara zarar verebildiğini belirten Kılıç, herkesin su altı dünyasına karşı daha duyarlı olması gerektiğini söyledi. Nesli tükenme tehlikesi altındaki bu türün geleceği için daha dikkatli davranılması gerektiğini belirten dalgıç, hep birlikte hareket edilirse bu değerli canlılar için daha güvenli bir dünya bırakılabileceğinin altını çizdi. Kılıç ve arkadaşı Özel, bu kurtarma operasyonuyla sadece bir canlıyı hayata döndürmekle kalmadı, aynı zamanda doğayla kurulan bağın ne kadar kıymetli olduğunu da bir kez daha kanıtlamış oldu.


