Antalya sokakları, alışılmışın dışında bir sessizliğe ve derin bir vicdani duruşa sahne oldu. Şehrin merkezindeki Kapalı Yol güzergahında bir araya gelen binlerce öğrenci, Gazze'de yaşanan acılara ve dünyanın bu trajedi karşısındaki duyarsızlığına dikkat çekmek amacıyla bir araya geldi. Antalya İmam Hatipliler Derneği öncülüğünde, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nün destekleriyle düzenlenen bu özel etkinlikte, 26 farklı imam hatip ortaokulu ve lisesinden yaklaşık 6 bin öğrenci, tek bir slogan bile atmadan Cumhuriyet Meydanı'na kadar yürüdü. Yürüyüşe sadece öğrenciler değil, AK Parti İl Başkanı Ali Çetin, İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yasin Eriş, Gençlik ve Spor İl Müdürü Yavuz Gürhan ile çok sayıda eğitimci ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi de eşlik ederek destek verdi.

Sloganların Yerini Alan Sessiz Çığlık
Yürüyüşün en dikkat çekici yanı, katılımcıların tercih ettiği sessizlik yöntemiydi. Öğrenciler, ellerinde Gazze ve Filistin'e dair mesajlar içeren dövizlerle ilerlerken, tek bir kelime dahi etmemeyi tercih ettiler. Bu sessiz yürüyüş, aslında Gazze'deki yıkımın ve çocukların yaşadığı tarifsiz acıların yanında, tüm dünyanın sessizliğine karşı bir başkaldırı niteliği taşıyordu. Antalya İmam Hatipliler Derneği Başkanı Abdulkadir Göç, yürüyüşün sonunda yaptığı açıklamada, bu sessizliğin nedenini şu sözlerle özetledi: Biz bugün bağırmadık, çünkü Gazze'de çocukların çığlığı bizim sesimizden çok daha büyüktü. Yıkılmış evlerin sessizliği, atılacak her türlü slogandan çok daha ağır ve anlamlıydı. Biz bugün sadece yürüdük, ancak attığımız her adım, insanlığın vicdanına bırakılmış bir soru işareti oldu. Bir çocuk daha hayattan koparılırken, dünya daha ne kadar susmaya devam edebilir?

İnsanlığın Ortak Sınavı Gazze
Gazze'de yaşananların sadece bölgesel bir çatışma olmadığını vurgulayan Abdulkadir Göç, bu durumun tüm insanlığın vicdani bir sınavı olduğunu belirtti. Bir çocuğun milliyeti, bir annenin gözyaşının dini veya bir bebeğin hayatının haritalarla çizilemeyeceğini ifade eden Göç, masumiyetin evrensel olduğunu hatırlattı. Yürüyüşe katılan binlerce öğrenci, Gazze'deki akranlarına doğrudan ulaşamasalar da, yaşananlara kayıtsız kalmadıklarını ve onları unutmadıklarını göstermek için oradaydı. Göç, öğrencilerin bu duruşunu, Tarihin kendilerine yönelttiği 'Zulüm karşısında siz neredeydiniz?' sorusuna verilmiş en net ve en samimi cevap olarak nitelendirdi. Tarihin sadece yapılanları değil, bu zulüm karşısında sessiz kalanları da kaydedeceğini belirten Göç, Gazze'nin unutulmayacağını ve bu sınavın insanlık tarihine bir not olarak düşüleceğini ifade etti.

Gençlerden Boykot ve Kararlılık Mesajı
Yürüyüşün ardından öğrenciler, sadece duygularını ifade etmekle kalmayıp, somut adımlar atılması gerektiği konusunda da görüşlerini paylaştılar. 12 yaşındaki Salih Mert Zengin, İsrail'in geçmişten bugüne sürdürdüğü zulme dikkat çekerek, Filistin'e destek olmanın en etkili yollarından birinin ekonomik boykot olduğunu vurguladı. İsrail mallarını almayarak bu zulme karşı durulması gerektiğini belirten Zengin, yaşıtlarına örnek bir tavır sergiledi. Bir diğer öğrenci Kübra İnal ise, İsrail ürünlerine karşı boykot çağrısını yineleyerek, onlara maddi kaynak sağlamamanın bir sorumluluk olduğunu dile getirdi. Cumhuriyet Meydanı'nda sona eren bu sessiz yürüyüş, Antalya'dan dünyaya yayılan güçlü bir vicdan sesi olarak kayıtlara geçti. Binlerce öğrenci, Gazze'deki çocukların yalnız olmadığını, onların acılarının Türkiye'deki gençlerin kalplerinde yankı bulduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu.




