Dünya iklim diplomasisinin kalbi bu yıl Antalya'da atacak. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında düzenlenen ve küresel iklim politikalarının belirlendiği en üst düzey platform olan COP31, 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya'da gerçekleştirilecek. Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek bu dev organizasyon, sadece bir konferans değil, aynı zamanda ülkenin iklim değişikliğiyle mücadelesinde bir dönüm noktası olarak görülüyor. 196 ülkeden 100 binin üzerinde ziyaretçinin beklendiği zirvenin, Antalya'ya 2 milyar dolarlık bir ekonomik hareketlilik kazandırması öngörülüyor.

Devasa bir lojistik ve güvenlik operasyonu
Organizasyonun başarısı için Antalya'da adeta bir şehir yeniden kurgulanıyor. Mavi ve Yeşil Bölge olarak iki ana kısımdan oluşan ve toplamda 1 milyon 109 bin 658 metrekarelik devasa bir alana yayılan zirve merkezi, tüm ihtiyaçları karşılayacak şekilde tasarlandı. Güvenlikten sağlığa, ulaşımdan temizliğe kadar geniş bir yelpazede 30 bini aşkın personel, zirve boyunca kesintisiz hizmet verecek. Emniyet ve jandarma birimleri, BM Güvenlik ve Emniyet Birimi ile koordineli olarak özel güvenlik planlarını devreye alırken, insansız hava araçları ve plaka tanıma sistemleri gibi teknolojik desteklerle güvenlik en üst seviyeye çıkarılıyor. Acil durumlar için ise 600 AFAD personeli, 100 araç ve 105 KBRN cihazı ile sahada hazır bulunacak.

Sağlık ve ulaşımda devrim niteliğinde önlemler
Zirve süresince katılımcıların sağlığı da güvence altına alındı. Mavi Bölge'de 3, Yeşil Bölge'de 2 olmak üzere toplam 5 revir kurulurken, her revirin önünde bir ambulans hazır bekletilecek. Antalya'nın mevcut ambulans filosuna il dışından gelen 15 araçla birlikte toplam 132 ambulans, olası sağlık ihtiyaçlarına anında yanıt verecek. Ulaşım tarafında ise 18 farklı toplu taşıma güzergahı oluşturuldu. Belek-Kundu turizm bölgesindeki ulaşım altyapısı, 37 kilometreyi aşan yol yapım ve iyileştirme çalışmalarıyla güçlendirildi. Ayrıca, Antalya Havalimanı'ndaki genişleme yatırımları sayesinde yıllık yolcu kapasitesi 82 milyona çıkarılarak zirveye gelecek binlerce konuğun konforlu bir şekilde ağırlanması hedeflendi.

Uygulama COP'u ile kalıcı dönüşüm hedefi
COP31'in sadece bir toplantı dizisi değil, bir 'Uygulama COP'u' olarak konumlandırıldığını belirten yetkililer, zirvenin Antalya'ya kalıcı bir miras bırakmasını amaçlıyor. Sıfır atık, temiz enerji, iklime dirençli şehirler ve yeşil sanayileşme gibi ana başlıkların öne çıkacağı zirvede, yerel projelerin uluslararası iş birlikleriyle büyütülmesi hedefleniyor. Mavi Bölge'de 28 toplantı salonu ve genel kurul alanları ile resmi müzakereler yürütülürken, kamuya açık olacak Yeşil Bölge'de ise teknoloji, inovasyon ve iklim dostu yaşam pratikleri sergilenecek. Antalya, bu zirve sonrasında daha dirençli, kaynaklarını verimli kullanan ve iklim konusunda bilinç düzeyi artmış bir şehir olarak geleceğe hazırlanıyor.




