Antalya'nın Kepez ilçesinde 7 Haziran tarihinde gerçekleşen ve bölgede büyük tedirginliğe yol açan oto galeri saldırısı, sadece bir şiddet eylemi değil, organize bir suç ağının karmaşık işleyişini de gün yüzüne çıkardı. Altınova Mahallesi Serik Caddesi üzerinde bulunan iş yerine yönelik düzenlenen silahlı saldırının ardından başlatılan geniş çaplı soruşturma neticesinde, 8'i tutuklu toplam 13 sanık hakkında hazırlanan iddianame Antalya 8'inci Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianame, saldırının arkasında yurt dışı bağlantılı bir suç örgütünün olduğunu ve eylemin profesyonel bir planlama süreciyle hayata geçirildiğini kanıtlıyor.

Sanal dünyadan gelen karanlık talimatlar
Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, son dönemde artış gösteren yeni nesil silahlı suç örgütlerinin çalışma yöntemlerine dair çarpıcı detaylar yer alıyor. Klasik mafya yapılanmalarından farklı olarak, bu yeni nesil yapılar faaliyetlerini tamamen yurt dışından yönetiyor. İnternet tabanlı iletişim uygulamaları ve sosyal medya platformları üzerinden gençleri hedef alan bu örgütler, onlara lüks yaşam ve hızlı para vaat ederek kendi karanlık ağlarına çekiyor. İş insanlarını ve işletme sahiplerini tehdit ederek haraç toplamayı amaçlayan bu yapılar, eylemlerini gerçekleştirmek için ise yerel tetikçileri kullanıyor. Antalya'daki olayda da benzer bir mekanizmanın işlediği, saldırı talimatının yurt dışındaki bir örgüt yöneticisi tarafından verildiği ve bu talimatın zincirleme bir şekilde yerel aktörlere ulaştırıldığı tespit edildi.

Adım adım planlanan saldırı süreci
İddianameye göre, saldırı süreci oldukça planlı bir şekilde ilerledi. Yurt dışındaki örgüt yöneticisinin talimatı üzerine R.E., Antalya'da bir silahlı eylem gerçekleştirilmesi için U.C.Y.'ye görev verdi. U.C.Y. ise cezaevinde tanıştığı E.K. ve M.P. ile irtibata geçerek operasyonun saha kısmını organize etti. Saldırıdan bir gün önce Antalya'ya gelen E.K. ve M.P., bir pansiyona yerleşti. Bu hazırlık sürecinde E.K.'nin banka hesabına 10 bin lira gönderildiği, savcılığın şüphelilerin bu süreçte birlikte hareket ettiklerini ve eylemi önceden planladıklarını değerlendirdiği belirtildi. Saldırı günü, tanınmamak için kapüşon, şapka ve yüzünü kapatan bir poşu kullanan E.K., oto galeriye giderek ruhsatsız tabancasıyla iş yerinin vitrin camına ve elektrikli araç şarj istasyonuna iki el ateş etti. Saldırı anında tehdit içerikli sözler sarf eden şüphelinin, eylemi diğer elindeki cep telefonuyla kayda alması ise örgütün eylemi kanıtlama ve gözdağı verme yöntemini gözler önüne serdi.
Kaçış planı ve yargı süreci
Saldırının ardından olay yerinden koşarak uzaklaşan E.K., kaçış güzergahında kıyafetlerini değiştirerek ormanlık alana saklandı. Ancak polis ekiplerinin titiz çalışması sonucu, olaydan 15 gün sonra saklandığı evde yakalanarak gözaltına alındı. Oto galeri yetkilisi M.V.A., saldırı nedeniyle 180 bin TL civarında maddi zararı olduğunu belirterek şikayetçi oldu. Hazırlanan iddianamede, 13 sanık hakkında silahlı tehdit, mala zarar verme ve ateşli silahlar kanununa muhalefet suçlarından cezalandırılmaları talep ediliyor. 11 sanığa silahlı suç örgütüne üye olma suçlaması yöneltilirken, R.E. azmettirme, H.K.A. ise örgüt yöneticisi sıfatıyla yargılanacak. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, bu tür eylemlerin toplum huzurunu bozmaya yönelik olduğunu vurgulayarak, sanıkların üzerlerine atılı suçlardan en ağır şekilde cezalandırılmalarını istiyor.