Antalya’nın tarihi merkezi Kaleiçi, günün her saatinde bambaşka bir kimliğe bürünüyor. Roma’dan Osmanlı’ya kadar sayısız medeniyetin izlerini taşıyan bu bölge, sadece 500 civarında yerleşik sakine ev sahipliği yapsa da güneşin batışıyla birlikte bambaşka bir dünyaya kapılarını açıyor.
Gündüzleri sakinliğini koruyan dar sokaklar, havanın kararmasıyla birlikte yerli ve yabancı binlerce turisti ağırlayan dev bir sahneye dönüşüyor. Bölgedeki hareketlilik gece saat 04.00’e kadar kesintisiz devam ediyor.
TARİHİ DOKU GECE HAYATIYLA BULUŞUYOR
Kaleiçi’nin yerleşik nüfusu 500 kişi civarında kalsa da turizm sezonunda bu sayı 100 katına çıkıyor. Gündüz sahil kenarlarını tercih eden tatilciler, akşam saatlerinden itibaren bölgedeki 200’den fazla restoran ve kafeye akın ediyor. Esnaf, bu sirkülasyonun günlük 40 ila 50 bin kişiyi bulduğunu belirtiyor.
YAŞAM VE LOJİSTİK ZORLUKLAR
Bölgede yaşayanlar için bu yoğunluk hem ekonomik bir fırsat hem de lojistik bir sınav anlamına geliyor. ANTOB Başkanı Alp Özel, yerleşik halkın ihtiyaçlarını genelde gündüz saatlerinde çözdüğünü vurguluyor. İşletmeler ise bu yoğun insan trafiğini yönetmek için yoğun bir mesai harcıyor. Peki, binlerce yıllık bu tarihi doku, her gün katlanan bu nüfus yükünü daha ne kadar rahat taşıyabilecek?