Akdeniz'in tatlı sularında yaşayan ve sırtı deriyle kaplı olan Nil kaplumbağaları, insan kaynaklı müdahaleler nedeniyle yaşam alanlarını kaybediyor. Uzmanlar, Antalya genelinde yaptıkları incelemelerde türün hayatta kalma mücadelesinin her geçen gün zorlaştığını gözlemliyor.

Tehditler yuvalama alanlarını bitiriyor
Nil kaplumbağaları için en büyük sorun dere ağızlarının betonlaşması. Kıyıya dökülen betonlar ve yerleştirilen kayalar, kaplumbağaların karaya çıkıp yumurta bırakmasını engelliyor. Alan bulamayan kaplumbağalar yumurtalarını suya bırakmak zorunda kalıyor ya da dar alanlarda üst üste yuvalanarak birbirlerinin yuvalarına zarar veriyor. Bu durum, yavruların hayata tutunma şansını ciddi oranda düşürüyor.

Balıkçılık ve hatalı besleme zarar veriyor
Pandemiyle birlikte artan olta balıkçılığı, kaplumbağalar için ölümcül bir risk oluşturuyor. Hayvanlar yem sanıp yuttukları kancalar nedeniyle hayatını kaybediyor. Bunun yanı sıra turistlerin simit ve peynir gibi gıdalarla kaplumbağaları beslemesi, canlıların doğal beslenme yapısını bozuyor. Uzmanlar, bin bireyin altında kaldığı tahmin edilen bu nadir türün korunması için kıyı bölgelerindeki yapılaşmanın durdurulması gerektiğini vurguluyor.

Peki bundan sonra ne olacak? Araştırmacılar Antalya'daki popülasyonu netleştirmek için yeni ve detaylı bir çalışma başlatacak. Ancak yuvalama alanları iyileştirilmediği sürece, yavruların suya ulaşması imkansız hale gelecek.




