Türkiye'nin en uzun soluklu sinema organizasyonlarından biri olan Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, 63'üncü kez kapılarını açmaya hazırlanırken Antalya sokaklarında festival coşkusu şimdiden hissedilmeye başlandı. Şehrin ana arterleri, kavşakları ve meydanları, festivalin sembolü haline gelen altın renkli Venüs heykelleriyle donatıldı. Elinde portakal tutan ve eteğinde kentin denizini simgeleyen dalgalı formlar taşıyan bu heykeller, Antalyalılara sinema şöleninin yaklaştığını müjdeliyor.

Kültürel mirasın simgesi sokaklara indi
Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından özenle depolardan çıkarılan, gerekli bakım ve boyama işlemleri tamamlanan Venüs heykelleri, kentin estetik dokusuna festival ruhunu katıyor. İlk kez 1964 yılında dönemin Belediye Başkanı Avni Tolunay'ın vizyonuyla hayata geçirilen bu köklü festival, yıllar içerisinde Antalya'nın kültürel kimliğinin ayrılmaz bir parçası haline geldi. Bugün şehrin farklı noktalarında yükselen bu heykeller, sadece birer dekorasyon değil, aynı zamanda Antalya'nın sanatla kurduğu derin bağın somut birer yansıması olarak dikkat çekiyor.

Sinema dünyasının gözü 24 Ekim'de
Sinemaseverlerin merakla beklediği 63'üncü Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, 24-31 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek. Hazırlıkların tüm hızıyla sürdüğü kentte, festivalin sinema dünyasına sunduğu katkı bu yıl ödül miktarlarıyla da ön plana çıkıyor. Toplamda 11 milyon TL'lik ödül desteğinin sağlanacağı festivalde, sinemacıların rekabeti büyük bir heyecanla takip edilecek. Özellikle Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması'nda verilecek 5 milyon TL'lik En İyi Film ödülü, sektördeki beklentiyi ve rekabeti zirveye taşıyor.

Rekabet dolu bir program izleyiciyi bekliyor
Festival kapsamında jüri üyeleri, sinemanın farklı dallarında yetenekli yapımları değerlendirmek üzere bir araya gelecek. Programda Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması kategorisinde 12, Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması'nda 13 ve Ulusal Kısa Film Yarışması'nda ise 10 film yer alıyor. Bir hafta boyunca sürecek olan bu yoğun maraton, hem yerli hem de yabancı sinemacıları Antalya'da buluşturarak kenti bir kez daha uluslararası bir sanat merkezine dönüştürecek. Festivalin başlamasına sayılı günler kala, şehrin her köşesinde hissedilen bu hazırlık süreci, sinemanın birleştirici gücünü bir kez daha gözler önüne seriyor.
