Antalya'da yaşayan emlakçı Ali Süslü, hayatının en kötü 10 gününü hiç işlemediği bir suç yüzünden cezaevinde geçirdi. Polis merkezine sadece bir imza atmak için çağrıldığını sanan Süslü, kendini bir anda parmaklıklar ardında buldu.

İsim benzerliği nasıl bir kabusa dönüştü
Polis ekipleri Ali Süslü'yü, hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan başka bir şahsın isim benzerliği nedeniyle gözaltına aldı. Ameliyatlı olduğu halde cezaevine gönderilen Süslü, defalarca masum olduğunu anlatmaya çalışsa da kimse onu dinlemedi. Gerçek, ancak 9 gün sonra cezaevi psikoloğunun T.C. kimlik numaralarını karşılaştırmasıyla ortaya çıktı. Görevliler hatayı anlayınca Süslü'ye "pardon" diyerek bir gün sonra tahliye işlemini gerçekleştirdi.

Peki bu durum seni nasıl etkiler
Bu olay, sadece bir isim benzerliğinin bir insanın hayatını nasıl altüst edebileceğini gösteriyor. Süslü, cezaevinde geçirdiği günlerde işlerini kaybetti, itibar gördüğü çevrelerde zan altında kaldı ve maddi kayba uğradı. Benzer bir durumla karşılaşma ihtimali düşük olsa da, resmi işlemlerde kimlik doğrulama süreçlerinin kritik önemi bir kez daha ortaya çıktı.

Bundan sonra ne olacak
Ali Süslü, yaşadığı mağduriyetin peşini bırakmıyor. Avukatı aracılığıyla sorumlular hakkında "görevi kötüye kullanma" ve "hürriyeti tahdit" suçlamalarıyla suç duyurusunda bulundu. Ayrıca yaşanan psikolojik ve maddi kayıplar için tazminat davası açmaya hazırlanıyor. Hukuk sistemindeki bu hatanın sorumluları hesap verecek mi, süreci hep birlikte takip edeceğiz.

