Antalya Genç İş İnsanları Derneği (ANTGİAD), 2026-2027 çalışma sezonuna oldukça iddialı bir başlangıç yaptı. 29 Eylül Salı günü düzenlenen ve iş dünyasının yoğun katılım gösterdiği Genişletilmiş Üye Toplantısı, sadece bir sezon açılışı değil, aynı zamanda Türkiye ekonomisinin geleceğine dair stratejik bir beyin fırtınası platformuna dönüştü. Gazeteci Hakan Güldağ'ın moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda, ekonomist Dr. Şeref Oğuz ve dış politika yazarı Zeynep Gürcanlı, küresel jeopolitik dönüşümlerin yerel sanayici üzerindeki yansımalarını derinlemesine analiz etti.
Yatırımcı güveni için yeni bir mekanizma önerisi
Toplantının en dikkat çekici anlarından biri, ANTGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Yavaş'ın sermaye piyasalarına yönelik sunduğu çarpıcı öneri oldu. Yavaş, piyasalardaki manipülatif işlemlerin ve fon kaynaklı sorunların sadece tasarruf sahiplerini değil, reel sektörün tamamını tehdit ettiğini vurguladı. Güvenin, sermaye piyasalarının en temel yapı taşı olduğunu belirten Yavaş, yatırımcı mağduriyetlerini gidermek için kamu maliyesine yük getirmeyecek bir 'Yatırımcı Mağduriyet Fonu' kurulması gerektiğini savundu. Bu fonun finansmanının ise hukuk dışı yollarla haksız kazanç elde ettiği kesinleşen kişilerden tahsil edilecek mal varlıkları ve cezalarla sağlanmasını öneren Yavaş, 'Kar özelse, zarar kamusal olamaz' diyerek haksız kazancın topluma yüklenmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Altı ayda 63 faaliyetle yoğun tempo
Derneğin son dönemdeki performansına ilişkin verileri paylaşan ANTGİAD Genel Sekreteri Av. Neslihan Yalçın, nisan-eylül ayları arasında 63 farklı etkinliğe imza attıklarını açıkladı. Bu verinin neredeyse her üç günde bir projeye denk geldiğini belirten Yalçın, çalışmaların Antalya ekonomisi, gençlik, eğitim ve sosyal sorumluluk gibi beş ana eksende şekillendiğini ifade etti. Turizmden satranç turnuvalarına kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösterdiklerini hatırlatan Yalçın, derneğin 36 yıllık kurumsal hafızasını modern ihtiyaçlarla harmanlamaya devam ettiklerini belirtti.
Jeopolitik riskler artık doğrudan bilançolara yansıyor
Toplantının panel bölümünde ise jeopolitik gelişmelerin artık sadece dış politika konusu olmadığı, doğrudan şirket bilançolarını etkileyen bir ekonomik değişken haline geldiği vurgulandı. Dr. Şeref Oğuz, Türkiye'nin üretim kapasitesinin küresel rekabetteki en büyük kozu olduğunu belirterek, jeopolitik risklerin bir mazeret değil, daha stratejik bir üretim planlaması için uyarıcı olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Zeynep Gürcanlı ise enerji hatlarından dijital altyapılara kadar jeopolitiğin artık ekonomiyle iç içe geçtiğini ifade ederken, Hakan Güldağ ise dünyanın herhangi bir noktasındaki siyasi gerilimin, Türkiye'deki bir işletmenin finansmana erişim maliyetine kadar uzandığına dikkat çekti. Başkan Ercan Yavaş, kapanış konuşmasında ise barışın ticaret için vazgeçilmez olduğunu vurgulayarak, 'Dünya ekonomisinin ihtiyacı daha fazla savaş değil, daha fazla barıştır' mesajını verdi.