Antalya iş dünyasının yakından tanıdığı ve 18 Temmuz 2024 tarihinde geçirdiği elim bir tekne kazası sonucu yaşamını yitiren Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Ali Bahar'ın ölümüyle ilgili hukuki süreç, gergin geçen duruşmalarla devam ediyor. Kemer Marina'dan denize açılan ve dönüş yolunda yaşanan talihsiz bir kaza neticesinde hayatını kaybeden Bahar'ın ailesi, adaletin yerini bulması için mahkeme salonlarında zorlu bir mücadele veriyor. Olayın üzerinden geçen süre zarfında acıları dinmeyen aile, özellikle sanıkların duruşmalara katılım biçimi ve sergiledikleri tavırlar karşısında büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor.

Adalet Arayışında İkinci Perde: Mahkeme Salonunda Yüzleşme
Antalya 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen son duruşmada, Ali Bahar'ın kızı Ladin Bahar, mahkeme heyetine hitaben yaptığı konuşmada yaşadıkları mağduriyeti dile getirdi. İki yıldır süren yargılama sürecinin kendileri için oldukça yıpratıcı olduğunu belirten Ladin Bahar, ailenin çok büyük yaralar sarmaya çalıştığını ifade etti. Sanıkların bu süreçteki rahat tavırlarına dikkat çeken Bahar, mahkeme heyetinden beklentilerinin yüksek olduğunu vurguladı. Özellikle sanıklardan birinin Bodrum'da ikamet etmesi nedeniyle duruşmaya SEGBİS sistemi üzerinden katılması, aile tarafından tepkiyle karşılandı. Ladin Bahar, Antalya'da yaşayan birinin davasının başka bir şehirden takip edilmesinin şaşırtıcı olduğunu belirterek, adaletin tecellisi için sanıkların bizzat mahkeme huzurunda bulunması gerektiğini savundu.

SEGBİS ile Yargılama Tartışması
Ali Bahar'ın eşi Şebnem Bahar da duruşmada söz alarak, sanıkların SEGBİS üzerinden ifade vermesinin sağlıklı bir yargılama süreci için engel teşkil ettiğini belirtti. Sanık Y.C.Ç.'nin Antalya'ya gelerek mahkemeye bizzat katılması gerektiğini ifade eden Şebnem Bahar, ekran üzerinden yapılan bağlantılarda sanıkların yüz ifadelerinin ve tepkilerinin net bir şekilde gözlemlenemediğini savundu. Bu durumun kararın doğruluğunu etkileyebileceğinden endişe duyan aile, sanıkların mahkeme salonunda bulunmasının vicdani bir gereklilik olduğunu vurguladı. Mahkeme heyeti ise sanıkların mevcut adli kontrol hükümlerinin devamına karar vererek, eksik bilirkişi raporlarının tamamlanması ve dosyadaki diğer delillerin incelenmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Kaza Gecesi Neler Yaşanmıştı?
Olay, 18 Temmuz 2024 akşamı Ali Bahar'ın kendisine ait 'Alber' isimli tekneyle Kemer Marina'dan denize açılmasıyla başlamıştı. Geceyi denizde geçiren Bahar ve beraberindeki M.S.Ç. ile Y.C.Ç., sabah saatlerinde marinaya dönüşe geçtikleri sırada trajik bir kaza meydana geldi. İddialara göre, teknede bulunan bir minderin denize düşmesi üzerine Ali Bahar suya atladı. Bu esnada tekneyi kullanan M.S.Ç.'nin durumu fark etmeyerek manevra yapması sonucu Bahar, motor pervaneleri arasında kalarak hayatını kaybetti. Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Bahar'ın vücudunda 2.55 promil alkol ve anestezik ilaç lidokain tespit edildiği belirtildi. Başlangıçta 'Taksirle ölüme neden olma' suçlamasıyla açılan dava, eylemin 'Kasten öldürme' ihtimali nedeniyle görevsizlik kararıyla Ağır Ceza Mahkemesi'ne taşınmıştı. Savcılık mütalaasında ise sanıklardan Y.C.Ç.'nin beraati, M.S.Ç.'nin ise cezalandırılması talep edildi.


