Antalya denince akla ilk plajlar ve oteller gelir. Ama Toroslar'ın yamacında bir köy var ki, o tabuyu yıkıyor. Sarıhacılar'da ne beton bina var ne de modern yapılar. 55 kişinin yaşadığı bu köy, geçen yıl 200 bin, bu yılın ilk 8 ayında ise 100 binden fazla turisti ağırladı. İnsanlar buraya deniz için değil, 350 yıllık evleri görmek için geliyor.
Düğmeli evlerin sırrı ne?
Köyün evleri, "düğmeli ev" olarak bilinen özel bir teknikle inşa edilmiş. Yapımda çivi bile kullanılmamış. Sedir ağacı ve yığma taş, duvarları birbirine kenetliyor. Bu yöntem, evlere yüzyıllara meydan okuyan bir dayanıklılık kazandırmış. Yeni imar planı da bu geleneği koruyor. Yapılacak yeni binalar bile ancak bu teknikle yapılabilecek. Beton girişi tamamen yasak.
Turistler neden buraya akın ediyor?
Köy, tarihi İpek Yolu'nun tam üzerinde kurulu. Kervanların geçtiği yol hala orijinal haliyle duruyor. Kültür turizmi rehberi Zeynep Ocak, Antalya'nın sadece denizden ibaret olmadığını göstermek için bu turları düzenlediklerini söylüyor. Ziyaretçiler özellikle 600 yıllık camiyi ve ahşap işçiliğini görünce çok şaşırıyor. Caminin içindeki akustik sistem ise dönemin mimari dehasını gözler önüne seriyor.
Köyün geleceği için ne planlanıyor?
Sarıhacılar Köyü Platformu üyeleri, 1999'dan beri köyü turizme kazandırmak için çalışıyor. Restorasyonu tamamlanan bazı tarihi evler artık butik otel olarak hizmet veriyor. Sıradaki hedef ise otopark ve sosyal alanların tamamlanması. Yetkililer, köyün özgün dokusunu bozmadan bu yatırımları hayata geçirmek istiyor.