Antalya'nın tarihi dokusunu gastronomiyle birleştiren 11. Uluslararası Kaleiçi Old Town Festivali, bu yıl oldukça renkli ve lezzetli bir buluşmaya sahne oldu. Muratpaşa Belediyesi'nin ev sahipliğinde Türkan Şoray Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen etkinlik, dünyanın dört bir yanından gelen temsilcileri Kadim Şehirlerin Yaşayan Mutfakları teması altında bir araya getirdi. Toplamda 15 farklı ülkeden 20 şehrin katılımıyla düzenlenen forum, sadece yemeklerin değil, aynı zamanda toplumları birbirine bağlayan köklü kültürel mirasın da masaya yatırıldığı bir platforma dönüştü. Katılımcı heyetler, yüzyıllar boyunca şekillenerek bugüne ulaşan yerel mutfak geleneklerini ve gastronomi kültürlerini detaylı sunumlarla tanıttı.
Turizmin geleceği mutfak kültürlerinde şekilleniyor
Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, forumda yaptığı konuşmada turizm sektörünün geçirdiği büyük dönüşüme dikkat çekti. Başkan Uysal, önümüzdeki yıllarda turizm anlayışının sadece deniz ve güneşten ibaret kalmayacağını, gastronomi, arkeoloji, folklor ve etnografya gibi özel ilgi alanlarının çok daha ön plana çıkacağını vurguladı. Teknolojinin ve yapay zekanın turizm üzerindeki etkisine değinen Uysal, kişiselleştirilmiş turizm hikayelerinin önem kazanacağını belirterek turizmin yapısının kökten değişeceğini ifade etti. Belediye olarak yöresel yemeklerin korunması adına attıkları adımları da anlatan Uysal, gıda hijyeni ve güvenliği standartlarını yükseltmek için Gold Town Gıda Güvenliği ve Hijyen Sertifika Programı'nı hayata geçirdiklerini, ayrıca Antalya'nın coğrafi işaretli yemeklerini tescil ettirmek için yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirtti. Antalya Lokantası'nın bu kültürel mirası yaşatmak adına önemli bir misyon üstlendiğini de sözlerine ekledi.
Akdeniz'in ortak lezzet mirası paylaşıldı
Forumun ardından kurulan stantlarda ise tam bir lezzet şöleni yaşandı. Konuklar, farklı coğrafyalara ait geleneksel ürünleri yakından tanıma ve tatma şansı buldu. Muratpaşa Belediyesi'nin standında ise Antalya mutfağının vazgeçilmezi olan tahinli piyaz, ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Etkinliğe katılan İtalya'nın Gradara Belediye Başkanı Filippo Gasperi, ülkesinin meşhur piadina ekmeğini tanıtırken, Türk mutfağına olan hayranlığını gizleyemedi. Sebze ve et yemeklerindeki çeşitliliğin kendisini çok etkilediğini belirten Gasperi, Türkiye ile aynı Akdeniz kültürünün bir parçası olduklarını ve bu ortak mirasın yemeklerde de kendini gösterdiğini ifade etti. Polonya'nın Oma Belediye Başkan Yardımcısı Grzegorz Mandziuk ise stantlarında sergiledikleri ekşi mayalı çavdar ekmeği, geleneksel mantarlar ve bal gibi ürünlerle ziyaretçilere Polonya mutfağından kesitler sundu. Türk mutfağının zenginliğinin her ziyaretinde kendisini şaşırttığını belirten Mandziuk, her defasında yeni lezzetler keşfetmekten büyük keyif aldığını dile getirdi.
Kültürel iş birliği için imzalar atıldı
Etkinliğin en önemli çıktılarından biri de katılımcı şehirler arasında imzalanan kültürel iş birliği deklarasyonu oldu. Bu belge, şehirlerin sadece mutfak kültürlerini değil, aynı zamanda turizm, arkeoloji ve yerel yönetim pratikleri konusundaki deneyimlerini de paylaşmalarını hedefliyor. Muratpaşa Belediyesi'nin öncülük ettiği bu girişim, farklı ülkelerin yerel yönetimlerini ortak bir vizyonda buluşturarak, kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması konusunda kararlılıklarını ortaya koydu. Forum, gastronominin sadece bir beslenme biçimi değil, aynı zamanda toplumlar arası barışı ve dostluğu pekiştiren en güçlü araçlardan biri olduğunu bir kez daha kanıtladı. Katılımcılar, festivalin sunduğu bu eşsiz platform sayesinde hem kendi kültürlerini tanıtma fırsatı buldu hem de diğer şehirlerin mutfak sırlarını öğrenerek kültürel bir köprü kurmuş oldu.