Antalya'nın Korkuteli ilçesinde yaşanan ve toplumda büyük infiale yol açan olay, 16 Eylül sabahı saat 05.00 sularında Karakuyu Mahallesi'nde meydana geldi. Boşanma aşamasında olduğu eşi Ayşegül Coşkun ile yaşadığı sorunlar nedeniyle uzun süredir gerginlik yaşayan 38 yaşındaki Sefer Coşkun, yanına aldığı av tüfeğiyle birlikte eşinin sığındığı eve baskın düzenledi. Kısa sürede büyüyen tartışma, Sefer Coşkun'un silahına sarılmasıyla kanlı bir katliama dönüştü. Saldırgan, eşi Ayşegül Coşkun'un yanı sıra kayınvalidesi Cemile Engel ve kayınpederi Ahmet Engel'i hedef alarak ateş açtı. Olay yerinde hayatlarını kaybeden üç kişinin cansız bedenleri, yapılan incelemelerin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı ve daha sonra Aksu ilçesi Topallı Mahallesi'nde yan yana defnedildi.

Uzaklaştırma kararı ve kaçış süreci
Saldırının ardından olay yerinden kaçarak izini kaybettirmeye çalışan Sefer Coşkun, jandarma ekiplerinin bölgedeki titiz çalışmaları sonucunda gizlendiği ormanlık alanda yakalandı. Gözaltına alınan şüpheli, jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklanarak Döşemealtı Cezaevi'ne gönderilen Coşkun'un, sorgusu sırasında verdiği ifadeler ise olayın vahametini gözler önüne serdi. Cinayetlerden dolayı herhangi bir pişmanlık belirtisi göstermeyen şüphelinin, soğukkanlı bir şekilde yine olsa yine yaparım şeklinde konuştuğu öğrenildi. Bu dehşet verici ifade, soruşturma dosyasındaki yerini alırken, şüphelinin daha önce de sosyal medya hesapları üzerinden tehdit içerikli paylaşımlar yaptığı tespit edildi.

Baskıdan kaçış ve devlet koruması
Olayın arka planında ise dramatik bir kaçış hikayesi olduğu ortaya çıktı. Ahmet Engel'in, damadının uyguladığı yoğun baskı ve tehditlerden kurtulmak amacıyla kızı, eşi ve torununu da yanına alarak Aksu'daki evlerini terk edip Korkuteli'ne taşındığı belirlendi. Sefer Coşkun hakkında daha önceden alınmış bir uzaklaştırma kararı bulunmasına rağmen, saldırganın bu engeli aşarak eve ulaşması güvenlik önlemlerinin yetersizliğini bir kez daha tartışmaya açtı. Yaşanan bu trajik olay sonrasında, Ayşegül ve Sefer Coşkun çiftinin geride kalan üç çocuğu ise devlet koruması altına alınarak güvenceye kavuşturuldu.

Soruşturma ve hukuki süreç
Jandarma ekiplerinin olayla ilgili başlattığı çok yönlü soruşturma devam ederken, Sefer Coşkun'un işlediği cinayetlerin planlı olup olmadığı ve sosyal medyadaki tehditlerin delil niteliği taşıyıp taşımadığı yargılama sürecinde netleşecek. Aile üyelerinin hayatını kaybettiği bu saldırı, bölge halkı üzerinde derin bir üzüntü ve öfke yaratırken, hukuk çevreleri uzaklaştırma kararlarının etkinliği konusunda yeniden bir değerlendirme yapılması gerektiğine dikkat çekiyor. Şüphelinin pişmanlık duymayan tavrı, davanın ilerleyen aşamalarında verilecek ceza üzerinde belirleyici bir unsur olarak değerlendiriliyor.