Antalya'da bir araya gelen HİZMET-İŞ Sendikası yönetimi, şube başkanları ve sendikal komite üyeleri, Türkiye'nin çalışma hayatındaki kronikleşmiş sorunlarını masaya yatırarak kapsamlı bir çözüm manifestosu yayımladı. Genel Başkan Mahmut Arslan'ın liderliğinde gerçekleştirilen Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantısı'nda, ekonomik büyümenin çalışanların refahına yansımadığına dikkat çekilerek, milli gelirden alınan payın adil bir şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiği vurgulandı. Sendika, özellikle hayat pahalılığı karşısında eriyen satın alma gücünün korunması için acil bir ekonomik reform sürecinin başlatılmasını talep etti.
İş güvencesi ve kıdem tazminatında köklü değişim talebi
Toplantı sonuç bildirgesinde, 4857 sayılı İş Kanunu'nun günümüz iş gücü piyasasının ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğu belirtildi. İş güvencesinin kapsamının genişletilmesi ve işe iade süreçlerinin işverenin inisiyatifinden çıkarılarak daha korumacı bir yapıya kavuşturulması gerektiği ifade edildi. Özellikle kıdem tazminatı tavanının kaldırılması, çalışanların yıllarca süren emeklerinin karşılığını tam olarak alabilmesi adına en kritik taleplerden biri olarak öne çıktı. Ayrıca, zorunlu arabuluculuk sisteminin iş hukukunun temel ilkeleriyle bağdaşmadığı savunularak, bu uygulamanın gözden geçirilmesi istendi. İşsizlik ödeneğinden yararlanma şartlarının kolaylaştırılması ve ödeneğin artırılması da sendikanın öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldı.
Belediye çalışanları için tediye ve kadro mücadelesi
Belediye şirketlerinde görev yapan işçilerin yaşadığı hak kayıpları, toplantının en dikkat çekici başlıklarından biri oldu. Kamu Çerçeve Protokolü'nün kapsamının genişletilerek belediye şirketlerini de içine alması gerektiğini savunan sendika, bu işçilerin 6772 sayılı Kanun kapsamında 52 günlük ilave tediye hakkından mahrum bırakılmasının büyük bir adaletsizlik olduğunu belirtti. Bunun yanı sıra, 696 sayılı KHK ile kadroya geçen işçilerin tayin, nakil ve becayiş gibi temel özlük haklarındaki kısıtlamaların kaldırılması için yasal düzenleme çağrısı yapıldı. Kamu iktisadi teşebbüslerinde hala kadro bekleyen taşeron işçilerin durumunun da bir an önce çözüme kavuşturulması gerektiği ifade edildi.
Vergi adaleti ve ev işçileri için yeni dönem
Çalışanların yıl içerisinde vergi dilimleri nedeniyle yaşadığı gelir kaybına karşı, çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınmasını esas alan adil bir vergi reformu talep edildi. Emeklilerin en düşük aylığının asgari ücret seviyesine çekilmesi ve asgari ücret tespit komisyonunun daha demokratik bir yapıya kavuşturulması gerektiği vurgulandı. Öte yandan, Türkiye'de 1 milyon 300 bini aşan ev işçilerinin durumu da gündeme taşındı. Kayıt dışı çalışma oranının yüzde 98'i bulduğu bu sektörde, sendika koordinasyonunda 500 bin ev işçisine ulaşılması hedefleniyor. Bildirgede ayrıca, Gazze ve Filistin'deki insani krizlere karşı uluslararası dayanışmanın önemi vurgulanırken, yerel yönetimlerdeki mobbing ve sendikasızlaştırma baskılarına karşı çalışma barışının korunması çağrısı yapıldı.