Antalya'nın tarım merkezlerinden biri olan Serik'te, nar üreticileri için kritik bir dönem yaşanıyor. Meteorolojik verilerin bölgede yağışlı bir hava dalgasına işaret etmesi, çiftçileri hasat takvimini öne çekmeye zorladı. Geçen yıla oranla daha yüksek bir rekolte beklentisinin hakim olduğu bu sezonda, yağışların ürün kalitesine zarar vermesinden endişe eden üreticiler, tarlalarda hummalı bir çalışma başlattı. Hasat edilen ürünler, kalitesine göre 15 ile 30 lira arasında değişen fiyatlarla alıcı buluyor.
Yağış riski hasat takvimini değiştirdi
Narenciye ve nar soğuk hava deposu işletmecisi Mithat Yıldırım, hava muhalefetinin yarattığı zorunluluğu şu sözlerle özetledi: Hava tahminlerinin yağışlı olması, bizi hasada normalden daha erken başlamaya mecbur bıraktı. Geçen yıla kıyasla rekolte oldukça bereketli olsa da, olumsuz hava koşulları ürün kalitesinde bazı bölgelerde kısmi düşüşlere neden oldu. Yine de genel verim seviyesinden memnunuz. Yıldırım, piyasadaki mevcut durumu ise tüccar sayısındaki azalma ve artan maliyetler üzerinden değerlendiriyor. Özellikle işçilik ve depolama giderlerinin yükselmesi, tüccarların daha seçici davranmasına yol açıyor. Şu an piyasada kaliteli ürünlere olan talep devam ederken, bakımı eksik kalmış narların alıcı bulmakta zorlandığı gözlemleniyor. Kaliteli narlar, ayrıştırma işlemlerinin ardından soğuk hava depolarında mart ayına kadar tazeliğini koruyacak şekilde muhafaza ediliyor.
İhracat rotasında Rusya ve Avrupa öne çıkıyor
Hasat edilen narların tarladan sofraya uzanan yolculuğunda lojistik süreçler de büyük önem taşıyor. Nakliye sektöründe faaliyet gösteren Emre Kaptan, ekim ayı itibarıyla Serik ve Finike bölgelerinde yoğun bir hareketlilik yaşandığını belirtti. Toplanan narların tesislerde titizlikle sınıflandırıldığını ifade eden Kaptan, ürünlerin soğuk hava depolarına alındıktan sonra talebe göre iç piyasaya veya yurt dışına sevk edildiğini aktardı. Özellikle Rusya pazarının ağırlığını koruduğunu belirten Kaptan, Avrupa ülkelerine yönelik ihracatın da ciddi bir ivme kazandığını vurguladı. Meyve suyu fabrikalarına gönderilecek sulu narların ayrıştırılmasının ardından, sofralık ürünler dünya pazarlarındaki yerini almak üzere yola çıkıyor.
Bir ömür narenciye bahçelerinde geçti
Nar hasadı ve işleme tesisleri, sadece ekonomik bir değer yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda binlerce tarım işçisi için de önemli bir geçim kaynağı oluşturuyor. Mersin'den gelerek Serik'teki tesislere yerleşen Hamide Okur, 45 yıllık çalışma hayatıyla sektörün en kıdemli isimlerinden biri. İzmir'den Bursa'ya kadar Türkiye'nin pek çok farklı şehrinde narenciye işçiliği yapan Okur, hayatını bu emeğe adadığını dile getiriyor. Hiç evlenmediğini ve tüm hayatını bu işe vakfettiğini belirten Okur, kazandığı parayla kendi evini almanın gururunu yaşıyor. Emekli olmasına rağmen işini severek yapmaya devam eden Okur, tarım sektörünün insan hayatına dokunan ve alın teriyle şekillenen yüzünü temsil ediyor.