Şubat 2023’teki büyük depremlerin hemen ardından arkeologlar ve teknoloji uzmanları, bölgedeki kültürel mirasın zarar görmemesi için dijital bir seferberlik başlattı. Instagram üzerinden atılan bir yardım çağrısı, kısa sürede 50 kişilik bir uzman ekibin ve yüzlerce gönüllünün bir araya geldiği dev bir projeye dönüştü.
Sosyal medya çağrısıyla başlayan dayanışma
Prof. Dr. Çiler Çilingiroğlu’nun depremden iki gün sonra sosyal medya üzerinden yaptığı "Kültürel mirasın durumunu belgeleyin" çağrısı, Akdeniz Üniversitesi’nden Doç. Dr. Nusret Demir’in uydu teknolojileri desteğiyle birleşti. Gönüllüler ordusu; bölgedeki müzeler, höyükler ve tarihi binaların koordinatlarını tek tek belirledi. Sahadan gelen fotoğraflar ve raporlar, uydu görüntüleriyle harmanlanarak 1500’den fazla eserin durumu kayıt altına alındı.
Ödüllü model nasıl işledi
Europa Nostra Ödülü’nü getiren sistem, sadece bir envanter çalışması değil, aynı zamanda gelecekteki afetler için bir yol haritası sunuyor. Özellikle Osmanlı dönemine ait yapılar depremden daha fazla etkilenirken, tarih öncesi höyüklerin dayanıklılığı dikkat çekti. Elde edilen tüm veriler, araştırmacıların ve yerel halkın erişimine açıldı. Bu dijital izleme ağı, önümüzdeki süreçte diğer kültürel varlıkların korunması için bir referans noktası olarak kullanılmaya devam edecek.