Havadis | Antalya | Tarım topraklarını kaybediyoruz Bir santimetre için bin yıl gerekiyor

Tarım topraklarını kaybediyoruz Bir santimetre için bin yıl gerekiyor

Antalya'da tarım arazilerinin hızla yok olması gelecek nesilleri tehdit ediyor. Uzmanlar toprağı ve suyu korumak için acil planlama çağrısı yapıyor.

Antalya'da tarım arazilerinin hızla yok olması gelecek nesilleri tehdit ediyor. Uzmanlar toprağı ve suyu korumak için acil planlama çağrısı yapıyor.

Tarım topraklarını kaybediyoruz Bir santimetre için bin yıl gerekiyor
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Türkiye'nin örtü altı üretim merkezi olan Antalya'da tarım arazileri üzerindeki baskı her geçen gün artıyor. Uzmanlar, sadece bir santimetrelik verimli toprağın oluşmasının 500 ile 1000 yıl sürdüğünü hatırlatarak, kayıpların geri dönülemez noktaya geldiği konusunda uyarıyor.

Toprağın tükenişi ve acı tablo

Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, son 20 yılda Antalya'daki tarım arazilerinin yüzde 17'sinin yok olduğunu belirtiyor. Türkiye genelinde ise son 22 yılda 2,5 milyon hektar alan üretim dışı kaldı. Plansız şehirleşme ve erozyon, milli servetimiz olan toprağı elimizden alıyor. Kaçın, tarımsal ilaçların ve gübrelerin mutlaka uzman kontrolünde kullanılması gerektiğini, aksi halde toprak sağlığının tamamen bozulduğunu vurguluyor.

Su kaynaklarında büyük tehlike çanları

Türkiye'deki tatlı suyun yüzde 80'i tarlalarda kullanılıyor. Kaçın, artık vahşi sulama yöntemlerinden vazgeçilmesinin bir zorunluluk olduğunu ifade ediyor. Özellikle kıyı bölgelerinde yer altı sularına deniz suyu karışması, üretimi doğrudan sekteye uğratıyor. Ruhsatsız kuyular yer altı su seviyesini hızla aşağı çekiyor. Uzmanlar, ürün deseninin bölgenin su kapasitesine göre yeniden planlanması gerektiğini belirtiyor.

Peki bu durum senin mutfağını nasıl etkiler?
Toprak kalitesinin düşmesi ve su kaynaklarının azalması, önümüzdeki yıllarda gıda fiyatlarında dalgalanmalara yol açabilir. Çiftçi daha az verim aldığı veya su bulamadığı sürece, pazar tezgahlarındaki ürün miktarı azalıyor. COP31 gibi küresel süreçlerde tarım alanlarının otopark yerine raylı sistem gibi kalıcı çözümlerle korunması, sadece bir çevre politikası değil, aslında hepimizin sofrasının geleceği anlamına geliyor. Gelecek nesillere üretilebilir bir toprak bırakmak, bugün atılacak planlı adımlara bağlı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız