Antalya'nın Manavgat ilçesinde yer alan Ahmetler köyü, sakinlerinin yıllara yayılan kararlı duruşu sayesinde Türkiye'nin çevre mücadelesi tarihinde özel bir yer edindi. Köylülerin, yaşam alanlarını korumak adına sergiledikleri bu sivil direniş, İstanbul Çevre Konseyi tarafından 2026 Çevre Ödülü'ne layık görüldü. Bu prestijli ödül, sadece bir doğa koruma başarısını değil, aynı zamanda bir topluluğun kendi kaderini tayin etme konusundaki sarsılmaz iradesini de onurlandırıyor. Köyün bu süreçteki deneyimleri, emekli eğitimci Mustafa Koç tarafından kaleme alınan eserlerle kayıt altına alınarak gelecek nesillere bir rehber niteliğinde sunuldu.

HES Projelerine Karşı Hukuk Zaferi
Ahmetler halkının doğa ile imtihanı, yıllar önce bölgedeki kanyonu ve çevresini tehdit eden hidroelektrik santrali (HES) projesine karşı başlattıkları mücadele ile başladı. Kadınların en ön saflarda yer aldığı bu süreçte köylüler, su kaynaklarını ve ekosistemi korumak için hukuki yolları sonuna kadar kullandı. Toplumsal dayanışmanın en saf halini sergileyen Ahmetler halkı, uzun süren bir hukuk mücadelesinin ardından projeyi durdurmayı başardı. Mustafa Koç, bu süreci Ahmetler'in HES Destanı adlı kitabında detaylandırarak, yerel bir direnişin nasıl ulusal bir örnek haline geldiğini gözler önüne serdi. Bu başarı, köylülerin kendi topraklarına sahip çıkma konusundaki kararlılığının ilk büyük kanıtı oldu.

Alevlere Karşı Tırmık ve Traktörle Savunma
Köyün ikinci büyük sınavı ise 2021 yılında yaşanan ve Cumhuriyet tarihinin en yıkıcı orman yangınlarından biri olarak kayıtlara geçen Manavgat yangını sırasında gerçekleşti. Alevler yerleşim yerlerine doğru hızla ilerlerken, tahliye kararlarına rağmen köylülerin büyük bir kısmı evlerini ve ormanlarını terk etmedi. Kadınlı erkekli oluşturulan gönüllü ekipler, ellerindeki tırmıklarla orman ile köy arasında geniş tampon bölgeler açarak alevlerin önünü kesmeye çalıştı. Traktörlere bağladıkları su tankerlerini adeta birer itfaiye aracına dönüştüren köylüler, Ahmetler İtfaiyesi adını verdikleri bu sistemle yangınla mücadele etti. Mustafa Koç'un o günlerde söylediği Ahmetler düşerse Toroslar düşer ifadesi, bu direnişin simgesi haline geldi ve bölge halkının moral kaynağı oldu.

Ödülün Getirdiği Gurur ve Gelecek Vizyonu
İstanbul Çevre Konseyi, Ahmetler halkının hem HES mücadelesindeki hukuki başarısını hem de yangın sırasındaki fedakarca çalışmalarını 2026 Çevre Ödülü ile taçlandırma kararı aldı. Mustafa Koç, ödülün sadece bir plaket değil, verilen emeğin ve dayanışmanın tescili olduğunu vurguladı. 26 Eylül Cumartesi günü İstanbul'da düzenlenecek törenle takdim edilecek olan ödül, Ahmetler halkı ve özellikle kadınların özverili mücadelesi adına kabul edilecek. Koç, bu ödülün yerel kurumlar tarafından daha önce fark edilmesini arzu ettiğini belirtse de, mücadelenin hatırasının yaşatılmasının çok daha değerli olduğunu ifade etti. Ahmetler'in bu hikayesi, benzer sorunlarla karşılaşan diğer topluluklar için de bir umut ışığı olmaya devam ediyor.




