Kaş’ın sarp yamaçlarında çobanlık yaparken kendi kendine curasını tıngırdatan Osman Kırca, bugün 71 yaşında kültürümüzün yaşayan bir parçası haline geldi. Yıllar önce babasından gizli eline aldığı curası onu Toroslardan alıp Güney Kore sahnelerine kadar taşıdı. Devletin bu emeği Yaşayan İnsan Hazinesi ödülüyle tescillemesi, kaybolmaya yüz tutmuş bir geleneğin de yeniden hatırlanmasını sağladı.

Dağlarda geçen bir ömür
Osman Kırca, çocukluğunda babasının sazın telleri kopar endişesiyle izin vermediği curayı, hayvanları otlatırken kimseye görünmeden öğrendi. Nota bilmediğini, müziği tamamen atalarından duyduğu gibi icra ettiğini söyleyen Kırca, bugüne kadar 200 öğrenciye bu geleneği öğretti. Kendi çocuklarına da curayı miras bırakan usta, bugün hala dağ başlarında eski eserleri çalmaya devam ediyor.

Peki bu durum neyi değiştirir
Bu ödül, sadece bir kişiye verilmiş bir plaket değil. Geleneksel sanatların, modern dünyanın hızında yok olup gitmemesi için devletin "bu kültürü koruyun" çağrısı anlamına geliyor. Genç nesillerin nota ve akademi dışında, toprakla ve tarihle bağ kuran bu tür yerel enstrümanlara ilgisinin artması hedefleniyor.

Bundan sonra ne olacak
Osman Kırca, devletten bir okul talebinde bulunuyor. Bu tür yaşayan hazinelerin, bilgilerini bir sonraki kuşakla resmi bir çatı altında paylaşıp paylaşmayacağı ise merak konusu. Sen de yerel kültürün bu son temsilcilerini takip ederek, unutulmaya yüz tutmuş bu seslerin yarına kalmasına katkı sağlayabilirsin.


