Havadis | Antalya | Vücudunuzdaki bu değişimlere dikkat: 45 yaş altı kadınlar için kritik uyarı

Vücudunuzdaki bu değişimlere dikkat: 45 yaş altı kadınlar için kritik uyarı

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gülbin Destici İşgören, 45 yaşın altında menopoz belirtileriyle karşılaşan kadınların vakit kaybetmeden bir uzmana danışmaları gerektiğini vurgulayarak, bu sürecin erken teşhis ve doğru yönetimle çok daha sağlıklı bir şekilde atlatılabileceğinin altını çiziyor.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gülbin Destici İşgören, 45 yaşın altında menopoz belirtileriyle karşılaşan kadınların vakit kaybetmeden bir uzmana danışmaları gerektiğini vurgulayarak, bu sürecin erken teşhis ve doğru yönetimle çok daha sağlıklı bir şekilde atlatılabileceğinin altını çiziyor.

Vücudunuzdaki bu değişimlere dikkat: 45 yaş altı kadınlar için kritik uyarı
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Kadınların yaşam döngüsünde doğal bir evre olan menopoz, genellikle 45 ile 55 yaşları arasında gerçekleşen bir süreç olarak kabul edilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünya genelinde doğal menopoz yaşı ortalama 50-52 bandında seyrederken, Türkiye'deki kadınlarda bu yaş aralığı 48 ile 52 arasında değişiklik göstermektedir. Ancak son yıllarda yaşam tarzındaki değişimler, çevresel faktörler ve tıbbi gelişmeler, bu sürece dair farkındalığın artmasını zorunlu kılmıştır. Memorial Antalya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü'nden Op. Dr. Gülbin Destici İşgören, özellikle 45 yaşın altındaki kadınların vücutlarındaki sinyalleri dikkatle takip etmeleri gerektiğini belirterek, erken menopoz ihtimaline karşı uyarılarda bulundu.

Erken teşhisin önemi ve perimenopoz süreci

Menopoz, adet döngüsünün kalıcı olarak sona ermesiyle tanımlanan bir süreçtir ve genellikle perimenopoz adı verilen geçiş dönemiyle başlar. Bu evrede hormon seviyelerinde yaşanan dalgalanmalar, kadınların günlük yaşam kalitesini doğrudan etkileyen çeşitli belirtileri beraberinde getirir. Sıcak basmaları, gece terlemeleri, uyku düzeninde bozulmalar, ani ruh hali değişimleri, vajinal kuruluk ve kemik yoğunluğunda gözlemlenen azalma, bu dönemin en yaygın habercileridir. Op. Dr. Gülbin Destici İşgören, bu belirtilerin erken fark edilmesinin ve doğru yönetilmesinin, sürecin daha konforlu geçirilmesi adına hayati önem taşıdığını ifade ediyor. Uzman hekim, belirtilerin günlük hayatı ciddi şekilde kısıtladığı durumlarda hormon replasman tedavisi gibi tıbbi seçeneklerin değerlendirilebileceğini, ancak bu tedavilerin meme kanseri öyküsü olan kişilerde risk oluşturabileceği için mutlaka doktor kontrolünde yapılması gerektiğini hatırlatıyor.

Yaşam tarzı değişiklikleri ile süreci yönetmek

Menopoz dönemini bir krizden ziyade yeni bir başlangıç olarak kurgulamak, fiziksel ve zihinsel sağlığı korumak için ilk adımdır. Op. Dr. İşgören, beslenme alışkanlıklarının ve fiziksel aktivitenin bu dönemdeki etkisine dikkat çekerek, haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılmasını öneriyor. Yürüyüş, yoga veya yüzme gibi aktiviteler hem fiziksel kondisyonu artırır hem de zihinsel sağlığı destekler. Beslenme düzeninde ise Omega-3 yağ asitleri bakımından zengin balık, fındık ve tohum gibi gıdaların hormon dengesini desteklediği bilinmektedir. Sebze ve meyve ağırlıklı bir beslenme tarzı, kilo kontrolüne yardımcı olurken sıcak basmalarının şiddetini de azaltabilir. Ayrıca, kalsiyum ve D vitamini alımının kemik sağlığı için gözden geçirilmesi, süt ürünleri ve yeşil yapraklı sebzelerin tüketilmesi, güneş ışığından yeterince faydalanılması uzmanlar tarafından ısrarla tavsiye edilmektedir. Sigara kullanımı ise menopoz belirtilerini şiddetlendiren ve süreci erkene çeken en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkmaktadır.

Erken menopoz risk faktörleri ve rutin kontroller

Menopozun 40 yaşından önce gerçekleşmesi prematür menopoz, 40-45 yaş arasında görülmesi ise erken menopoz olarak tanımlanmaktadır. Kadınların yaklaşık yüzde 5'ini etkileyen bu durum, osteoporoz, kalp hastalıkları ve infertilite gibi uzun vadeli sağlık risklerini beraberinde getirdiği için erken tanı büyük önem taşır. Ailede erken menopoz öyküsü, genetik yatkınlık, tiroid sorunları, romatoid artrit gibi otoimmün hastalıklar, enfeksiyonlar, kemoterapi veya radyasyon tedavileri, erken menopoza yol açabilen temel faktörler arasındadır. Ayrıca, alkol tüketimi, düşük fiziksel aktivite ve overlerin cerrahi müdahale ile alınması da süreci doğrudan etkiler. Op. Dr. İşgören, menopoz döneminde yıllık jinekolojik muayenelerin, mamografi ve kemik yoğunluğu testlerinin asla ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Psikolojik etkilerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten uzman, anksiyete veya depresyon gibi durumlarda meditasyon, mindfulness uygulamaları veya destek gruplarına katılımın faydalı olabileceğini, cinsel sağlık konusunda ise partnerle açık iletişimin önemini vurguluyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız