Havadis | Antalya | Yargıtay'dan emsal karar: Lohusalık psikozu ceza ehliyetini değiştirebilir

Yargıtay'dan emsal karar: Lohusalık psikozu ceza ehliyetini değiştirebilir

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bebeğini doğumdan hemen sonra öldüren bir annenin davasında, lohusalık psikozunun ceza ehliyeti üzerindeki etkisini mercek altına alarak hukuk dünyasında bir ilke imza attı.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bebeğini doğumdan hemen sonra öldüren bir annenin davasında, lohusalık psikozunun ceza ehliyeti üzerindeki etkisini mercek altına alarak hukuk dünyasında bir ilke imza attı.

Yargıtay'dan emsal karar: Lohusalık psikozu ceza ehliyetini değiştirebilir
KAYNAK: Demirören Haber Ajansı

Antalya'da düzenlenen Uluslararası Adli Tıp Günleri'nde hukuk dünyasını yakından ilgilendiren kritik bir gelişme paylaşıldı. Yargıtay Ceza Genel Kurulu Başkanı Ahmet Ömeroğlu, 2025 yılı içerisinde lohusalık psikozunun ceza ehliyetine olan etkisini doğrudan ele alan ve yüksek mahkeme nezdinde bir ilk olma özelliği taşıyan tarihi bir karara imza attıklarını açıkladı. Ömeroğlu, bu durumun ceza hukuku açısından titizlikle takip edilmesi gereken hayati bir mesele olduğunu vurguladı. Söz konusu karar, Kocaeli'de 2021 yılında yaşanan ve bir bebeğin ölümüyle sonuçlanan trajik bir olayın ardından gelen mahkumiyet hükmünün, eksik inceleme gerekçesiyle bozulmasıyla gündeme geldi.

Yargıtay'dan emsal karar: Lohusalık psikozu ceza ehliyetini değiştirebilir

Beklenmedik doğum ve sonrasında yaşananlar

Olayın arka planında, hamile olduğunu fark etmeyen bir kadının yaşadığı şok edici süreç yatıyor. Üç çocuk annesi olan kadın, şiddetli bel ağrısı şikayetiyle hastaneye başvurduğunda hamileliğinden habersizdi. Kendisine uygulanan tıbbi müdahalenin ardından evine dönen kadın, banyoda tek başına doğum yaptı. Daha önceki gebeliklerinden birini de çok geç öğrendiğini belirten kadın, son dönemde adet döngüsünün devam etmesi ve karnının büyümemesi nedeniyle hamilelik şüphesi taşımadığını ifade etti. Doğumun ardından bebeğin göbek kordonunu kesmek için mutfaktan bıçak aldığını hatırlayan anne, bebeğin canlı olduğunu ancak o andan sonrasına dair hafızasında bir boşluk oluştuğunu savundu. Olayın ardından eşi tarafından donakalmış bir halde bulunan kadın, bebeğin yaşamını yitirmesi üzerine yargı karşısına çıktı.

Adli Tıp raporu ile Yargıtay'ın bakış açısı arasındaki fark

Yerel mahkeme sürecinde Adli Tıp Kurumu 4'üncü İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan raporda, kadının cezai sorumluluğunu azaltacak veya ortadan kaldıracak herhangi bir akıl hastalığına rastlanmadığı belirtilerek cezai ehliyetinin tam olduğu yönünde görüş bildirildi. Bu rapor doğrultusunda Kocaeli 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi, kadına nitelikli kasten öldürme suçundan ömür boyu hapis cezası verdi. İstinaf ve Yargıtay 1'inci Ceza Dairesi tarafından da onanan bu karar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı üzerine Ceza Genel Kurulu'nun önüne geldi. Kurul, sadece genel bir cezai ehliyet değerlendirmesi yapılmasının yeterli olmadığını, lohusalık psikozunun TCK'nın 34'üncü maddesi kapsamında geçici bir neden olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin özel olarak araştırılması gerektiğini hükme bağladı.

Yeni bir inceleme süreci başlıyor

Ceza Genel Kurulu, annenin hamileliğini fark etmemesi, ani doğumun yarattığı travma ve olay anındaki ruhsal durumunun bir bütün olarak ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Kurul, sadece 32'nci maddeye dayalı genel bir raporun eksik inceleme teşkil ettiğini belirterek, annenin olay anında algılama ve irade yeteneğini kaybedip kaybetmediğinin belirlenmesi için yeni bir Adli Tıp raporu alınmasını istedi. Bu kapsamda annenin tüm tıbbi geçmişi, tiroid fonksiyonları, kullanılan ilaçların etkileri ve ani doğumun psikotik bir travmaya yol açıp açmadığı detaylıca incelenecek. Yargıtay'ın bu kararı, lohusalık döneminde suç işleyen kişilerin durumunun, her olayın kendi özgün koşulları içerisinde bilimsel verilerle değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyan bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız