Artvin'in Yusufeli ilçesine bağlı Bıçakçılar köyünde, doğanın kalbinde bir asrı deviren bir başarı hikayesi yazılıyor. Recep Keçeci, 1920 yılında dedesinin attığı temeller üzerine kurduğu arıcılık faaliyetlerini, babasından devraldığı bayrakla tam 46 yıldır kesintisiz bir şekilde devam ettiriyor. Kaçkar Dağları'nın yüksek rakımlı eteklerinde, zengin bitki örtüsünün sunduğu doğal imkanları değerlendiren Keçeci, bugün yaklaşık 150 arı kolonisiyle bölgenin en dikkat çeken üreticilerinden biri konumunda bulunuyor. Yıllık ortalama 700 kilogramlık bal üretimiyle hem aile mirasını yaşatıyor hem de bölge ekonomisine katkı sağlıyor.

Sevgi ve tecrübenin bal ile buluşması
Arıcılığın sadece bir üretim süreci değil, aynı zamanda derin bir tutku ve sabır işi olduğunu vurgulayan Recep Keçeci, bu mesleğin inceliklerini yılların getirdiği tecrübeyle harmanlıyor. Keçeci, arıcılıkta başarının sırrını şu sözlerle özetliyor: Arıcılığı sevmeden yapmak mümkün değildir. Arıyı çok iyi tanımanız, onun dilinden anlamanız ve teorik bilginizi pratik tecrübeyle birleştirmeniz gerekir. Bu işe yıllarınızı vermeden gerçek bir verim alamazsınız. Özellikle genç ve verimli bir ana arı seçimi, hastalıklarla zamanında mücadele edilmesi ve kışlık stokların doğru yönetilmesi, organik bal üretiminin temel taşlarını oluşturuyor. Mayıs ayından Ağustos ayına kadar kovanlara müdahale etmeden arının kendi doğal döngüsünde çalışmasına izin verdiğini belirten Keçeci, dedesinden kalan bu kadim yöntemi modern tekniklerle birleştirerek sürdürülebilir bir üretim modeli uyguluyor.

Kaçkar'ın zirvesinden sofralara uzanan lezzet
Bölgede üretilen balların sadece yerel halk tarafından değil, Türkiye'nin dört bir yanından yoğun talep görmesinin arkasında ise Kaçkar Dağları'nın eşsiz florası yatıyor. Arı yetiştiricisi Mustafa Yırtıcı, bölgenin bitki çeşitliliğinin balın kalitesini doğrudan etkilediğini belirterek, üretilen ürünlerin özel aroması ve yüksek prolin değeri sayesinde Antalya gibi uzak bölgelerde bile büyük rağbet gördüğünü ifade ediyor. Bu kalite, tüketiciler nezdinde de karşılık buluyor. Artvin'de yaşayan Ümmü Gülsüm Yırtıcı, bölgenin balını çok beğendiğini ve özellikle yüksek prolin değeri nedeniyle bu lezzeti Antalya ve Muğla'daki ailesine düzenli olarak gönderdiğini dile getiriyor.

Bir asırlık mirasın geleceği
1920 yılında tek bir kara kovanla başlayan bu serüven, 1950-1980 yılları arasında babasının ellerinde şekillendi ve bugün Recep Keçeci'nin uzmanlığıyla zirveye ulaştı. Keçeci, arının kendi getirdiğiyle beslendiği, doğaya müdahalenin minimumda tutulduğu bu geleneksel üretim tarzının, organik balın gerçek lezzetini korumak için vazgeçilmez olduğunu savunuyor. Yıllar geçse de değişmeyen bu tutku, Yusufeli'nin Bıçakçılar köyünü Türkiye'nin en kaliteli bal üretim merkezlerinden biri haline getirirken, Keçeci ailesinin 106 yıllık bu ata mesleği, doğanın sunduğu mucizeyi sofralara taşımaya devam ediyor. Her bir damlasında Kaçkar'ın serin havasını ve binlerce çiçeğin özünü barındıran bu ballar, sadece bir gıda ürünü değil, aynı zamanda bir ailenin nesiller boyu süren emeğinin ve doğaya duyduğu derin saygının bir nişanesi olarak değer görüyor.




