Adalet arayışı, 2010 yılında Ankara'da gerçekleştirilen Jandarma Genel Komutanlığı Astsubaylıktan Subaylığa Geçiş Sınavı'nda yaşanan şaibeli süreçle başladı. Sınavın ardından soruların ve cevap anahtarlarının yayımlanmaması, adaylara itiraz için sadece 2 saatlik kısıtlı bir süre tanınması, o dönemde büyük bir tepkiyle karşılanmıştı. Sınav sonuçları açıklandığında, kazanan adayların büyük çoğunluğunun 90-95 puan bandında olması, diğer adayların ise 85 puanın altında kalması, sistemli bir usulsüzlük şüphesini beraberinde getirdi.
FETÖ'nün yargıdaki karanlık dönemi
O dönemde haklarını aramak için Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'ne (AYİM) başvuran 12 astsubay, karşılarında adil bir yargılama bulamadı. AYİM Üçüncü Dairesi, 2011 yılında davayı reddederek hukuk yolunu kapattı. Ancak 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından ortaya çıkan gerçekler, bu kararın arkasındaki karanlık yapıyı gözler önüne serdi. Davayı reddeden heyet üyelerinin büyük bir kısmının FETÖ/PDY üyesi olduğu ve meslekten ihraç edildiği anlaşıldı. Üstelik sınavı kazanan personelin önemli bir bölümünün de yine aynı terör örgütüyle bağlantılı olduğu ve KHK ile ihraç edildiği tespit edildi.
Danıştay'dan tarihi iptal kararı
AYİM'in 2017 yılında kapatılmasının ardından dosya Danıştay İkinci Dairesi'ne taşındı. Yargılamanın yenilenmesi talebini değerlendiren Danıştay, sınav sürecinde etkili bir itiraz hakkı tanınmadığını ve mahkemeye sunulması gereken sınav evraklarının idare tarafından gizlendiğini belirledi. Savcılık soruşturmalarında bazı şüphelilerin sınav sorularının kendilerine önceden verildiğini itiraf etmesi, Danıştay'ın iptal kararında belirleyici oldu. Mahkeme, 2010 yılındaki başarısız sayılma işlemini oyçokluğuyla iptal ederek mağdur astsubayların önünü açtı.
16 yıl sonra gelen rütbe ve buruk bir zafer
Hukuk mücadelesini kazanan 3 astsubay, 2 yıllık subaylık eğitimlerini tamamlayarak Ağustos 2026'da teğmen rütbesiyle görevlerine atandı. Avukat Kadir Gündoğan, bu sürecin 16 yıllık bir gecikme olduğunu vurgulayarak, mağduriyetin boyutuna dikkat çekti. Gündoğan, Eğer 2010 yılında teğmen olsalardı şu anda binbaşı rütbesinde olacaklarını, hatta teğmen olduğu gün yaş haddinden emekli edilen bir müvekkilinin bulunduğunu belirtti. Kalan 5 personelin dosyasına ilişkin Danıştay incelemeleri ise halen devam ediyor.