Adalet Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, yıllardır karanlıkta kalan dosyaları birer birer gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor. Son olarak 2008 yılında Nevşehir'in Ürgüp ilçesinde cansız bedeni bulunan Sedat Ünal'ın ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada, aradan geçen 18 yıla rağmen önemli bir gelişme yaşandı. Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından koordine edilen operasyonlar neticesinde, cinayetle doğrudan bağlantısı olduğu değerlendirilen 7 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Bakan Akın Gürlek, bu gelişmeyle birlikte ülke genelinde toplam 46 dosyada 52 maktul ve 7 yaralının bulunduğu faili meçhul olayların üzerindeki sır perdesinin kaldırıldığını ifade etti.
Kumarhane gecesinde başlayan karanlık süreç
Olayın geçmişi, 2008 yılının Kasım ayına kadar uzanıyor. Kayseri'nin Kocasinan ilçesinde ikamet eden Sedat Ünal, hayatının son saatlerini geçirdiği o gece evinden ayrılarak Melikgazi ilçesindeki ruhsatsız bir kumarhaneye gitmişti. Tahsin Galitekin tarafından işletildiği belirlenen bu mekânda kumar oynadığı tespit edilen Ünal'ın, daha sonra Ürgüp'e bağlı Karakaya köyü Han Gediği Mevkii'nde cansız bedeni bulundu. O dönem başlatılan soruşturma, uzun süre somut bir sonuca ulaşamamıştı. Ancak aradan geçen yıllar, gelişen kriminal teknolojiler ve dijital iz sürme yöntemleri, dosyanın yeniden ele alınmasını zorunlu kıldı.
Kriminal bulgular ve dijital ayak izleri
Soruşturma dosyasındaki otopsi raporları, maktulün maruz kaldığı şiddetin boyutlarını gözler önüne seriyordu. Sedat Ünal'ın vücudunda çok sayıda kaburga ve boyun omuru kırığı tespit edilirken, ölümün kafa ve göğüs travmasına bağlı iç kanama sonucu gerçekleştiği belirlendi. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından yapılan detaylı incelemelerde ise maktulün kıyafetlerinden alınan örnekler, cinayetin çözülmesinde kilit rol oynadı. Maktulün montunda bulunan kan örneğinin kendisine ait olmadığı ve erkek genotipik özellik taşıdığı, ayrıca olay yerindeki diğer biyolojik bulgularla eşleştiği saptandı.
HTS kayıtlarının yeniden mercek altına alınması, olay gecesindeki telefon trafiğini de netleştirdi. Ufuk Dursun adına kayıtlı bir hattın, cinayet gecesi kumarhane bölgesinde baz verdiği, ardından cesedin bulunduğu noktadan sinyal aldığı ve tekrar kumarhane bölgesine döndüğü tespit edildi. Bazı şüphelilerin telefon hatlarını kritik saatlerde kapattığı veya farklı cihazlarda kullandığı belirlenirken, bu dijital hareketlilik cinayetin işleniş biçimine dair önemli ipuçları sundu.
Operasyon düğmesine basıldı
Elde edilen yeni deliller ve HTS analizleri ışığında, Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı düğmeye bastı. Kayseri ve Antalya'da eş zamanlı olarak gerçekleştirilen operasyonlarda; Murat Bedir, Hakan Galitekin, Durdu Tezcan, Yılmaz Bulut, Tahsin Galitekin, Tarkan Galitekin ve Akif Galitekin isimli şüpheliler hakkında kasten öldürme suçlamasıyla işlem başlatıldı. Maktulün kumarhanede birlikte oyun oynadığı kişiler ve işletmecilerle olan irtibatı, soruşturmanın merkezine yerleştirildi. Yaklaşık iki on yıla yakın süredir faili meçhul kalan bu cinayet, modern kriminal tekniklerin ve kararlı bir hukuki takibin, zaman aşımına uğramaya yüz tutmuş dosyaları dahi nasıl aydınlatabileceğinin somut bir örneği olarak kayıtlara geçti.