İstanbul Gaziosmanpaşa’da yürekleri dağlayan bir trafik kazasının ardından başlatılan yargı sürecinde ilk adım atıldı. Mevlana Mahallesi’nde 6 Mayıs tarihinde yaşanan ve 5 yaşındaki Metehan Kirazlı’nın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan trajik olay, Gaziosmanpaşa 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmayla yargı gündemine taşındı. Kazanın üzerinden geçen yaklaşık bir buçuk yıllık sürenin ardından gerçekleşen ilk celsede, mahkeme heyeti Adli Tıp Kurumu raporlarını, olay anına ait güvenlik kamerası kayıtlarını ve tarafların ifadelerini detaylı bir şekilde incelemeye aldı. Savcılık makamı, kazanın oluşumunda kusurlu bulunan servis şoförü Mehmet Keleş hakkında taksirle ölüme sebebiyet verme suçlamasıyla 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası talep etti. Aynı dosyada yer alan ve kazada kusurlu bulunan dede Recep Kirazlı hakkında ise, olayın yarattığı ailevi mağduriyet ve kişisel durum gerekçe gösterilerek ceza verilmesine yer olmadığı yönünde mütalaa sunuldu.
İhmaller zinciri ve bitmeyen acı
Mahkeme salonunda yaşananlar, kazanın sadece bir anlık dikkatsizlik değil, uzun süreli bir ihmaller silsilesinin sonucu olduğu iddialarını da beraberinde getirdi. Anne Ayşe Özlem Kirazlı, duruşma çıkışında yaptığı açıklamada, kazadan önceki 6-7 aylık süreçte servis şoförü ve hostes hakkında defalarca şikayette bulunduğunu dile getirdi. Her gün benzer risklerle karşı karşıya kaldıklarını belirten anne Kirazlı, şoförün kendisiyle hiç muhatap olunmadığı yönündeki savunmasına sert tepki göstererek, yaşananların sorumluluğunun göz ardı edilemeyeceğini vurguladı. Ayrıca otopsi raporlarını uzmanlarla birlikte incelediklerini belirten anne, aracın ikinci tekerleğinin üzerinden geçmesi sonucu oğlunun hayatını kaybettiğini, dedenin uyarılarına rağmen bu durumun yaşanmasının acılarını katladığını ifade etti.
Baba Kirazlı: Adalet yerini bulana dek takipteyiz
Baba Ali Kirazlı ise duruşma boyunca şoförün sergilediği tutumu eleştirerek, sanığın pişmanlık belirtisi göstermediğini ve sürekli olarak kör nokta gibi bahanelere sığınarak sorumluluktan kaçmaya çalıştığını savundu. Aracın teknik donanımına ve kamera sistemlerine dikkat çeken baba, şoförün kendi hatalarını örtbas etme çabasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Duruşmanın 12 Kasım 2026 tarihine ertelenmesiyle birlikte, aile hukuk mücadelesinin henüz başında olduklarını ve çıkacak kararın vicdanları rahatlatmaması durumunda süreci sonuna kadar takip edeceklerini yineledi. Mahkeme heyeti, tarafların sunulan mütalaaya karşı savunmalarını hazırlamaları için ek süre tanınmasına karar vererek oturumu sonlandırdı.
Yargı sürecinde kritik aşama
Dosyanın ilerleyen safhalarında, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporun detayları ve sanık savunmalarının mahkeme heyeti üzerindeki etkisi belirleyici olacak. Savcılığın şoför Mehmet Keleş için talep ettiği hapis cezası, kamuoyunda servis güvenliği ve çocukların okul yolundaki korunması konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Aile, sadece kendi evlatları için değil, benzer acıların başka ailelerin başına gelmemesi adına da davanın takipçisi olacaklarını belirtiyor. 12 Kasım’da görülecek bir sonraki duruşmada, tarafların savunmalarını sunması ve mahkemenin nihai karar aşamasına yaklaşması bekleniyor. Kirazlı ailesi, adalet arayışlarının sonucunda çıkacak kararın, yaşanan ihmallerin hesabının sorulması noktasında bir dönüm noktası olmasını umut ediyor.