Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in evindeki havuzda meydana gelen ve kamuoyunu derinden sarsan elektrik çarpması olayıyla ilgili hukuki süreç, Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor. Toplam 16 sanığın taksirle ölüme ve yaralanmaya sebebiyet vermek suçlamasıyla 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı davanın son duruşmasında, mahkeme heyeti dosyayı derinleştirecek kritik bir karara imza attı. Dokuz Eylül Üniversitesi’nden beş akademisyenin hazırladığı 46 sayfalık bilirkişi raporuna gelen yoğun itirazlar, mahkemenin ek rapor talebinde bulunmasına neden oldu. Duruşma salonunda yaşanan bu hukuki süreç, dışarıda ise taraflar arasında gergin anlara sahne oldu. Duruşma çıkışında Ferdi Zeyrek’in yakınları ile sanık yakınları arasında yaşanan sözlü tartışmalar, güvenlik güçlerinin müdahalesiyle büyümeden kontrol altına alındı.
Bilirkişi raporunda kusur dağılımı tartışma yarattı
Mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda, olayın teknik detayları ve sorumluluk alanları üzerinden karmaşık bir tablo çizildi. Raporda dört sanık asli kusurlu, dokuz sanık tali kusurlu olarak tanımlanırken, üç sanığın ise olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı görüşü paylaşıldı. Asli kusurlu olarak nitelendirilen isimler arasında havuz tesisat işinin müellifi N.B., bobinaj firması sahibi H.A., yapı müteahhidi M.G. ve bobinaj firmasında görevli H.İ. yer aldı. Yunusemre Belediyesi personeli, çeşitli mühendisler ve site görevlilerinin de aralarında bulunduğu dokuz kişi ise tali kusurlu olarak dosyaya işlendi. Öte yandan, elektrik dağıtım şirketi personeli ile belediyenin imar ve yapı denetim birimlerinde görevli bazı isimler hakkında kusursuzluk görüşü bildirilmesi, taraflar arasındaki itirazların temelini oluşturdu.
Sanıklardan savunma ve teknik itirazlar
Duruşma boyunca sanıklar, bilirkişi raporundaki tespitlerin gerçeği yansıtmadığını öne sürerek kendilerini savundu. Bobinaj firması sahibi H.A., olayda kullanılan motorun kendi işçiliği olup olmadığının dahi belirsiz olduğunu savunarak, kayıt dışı müdahalelerin göz ardı edildiğini iddia etti. Daha çarpıcı bir savunma ise tesisat müellifi N.B.’den geldi. N.B., olay anında havuzdaki dalgıç pompanın incelenmediğini, sistemin kaçak akım rölesi olmadan çalıştırıldığını ve bu durumun sorumluluğunun farklı noktalarda aranması gerektiğini savundu. N.B., villadaki elektrik sistemine daha önce yapılan müdahalelerin ve kaçak akım rölesinin iptal edilmiş olabileceği ihtimalinin üzerinde durulması gerektiğini belirterek, bilirkişi raporunun eksik olduğunu öne sürdü.
Mahkemeden ek rapor ve Adli Tıp kararı
Mahkeme heyeti, tarafların teknik itirazlarını ve savunmalarını dikkate alarak, dosyanın daha kapsamlı bir inceleme için yeniden bilirkişi heyetine gönderilmesine karar verdi. Ayrıca, olay sırasında yaralanan Nurcan Zeyrek’in sağlık durumuna ve tedavi sürecine ilişkin detaylı bir değerlendirme yapılması amacıyla Adli Tıp Kurumu’ndan görüş alınması kararlaştırıldı. Tüm bu süreçlerin sağlıklı bir şekilde tamamlanabilmesi için duruşma 3 Şubat 2027 tarihine ertelendi. Aile avukatları ve sanık müdafileri, ek raporun davanın seyrini değiştirebilecek nitelikte olduğunu belirterek, mahkemenin bu kararını olumlu karşıladı. Adliye çıkışında yaşanan gerginlik, olayın tarafları üzerindeki psikolojik baskının ne denli yüksek olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.