Kahramanmaraş'ta yürekleri dağlayan Ayser Çalık Ortaokulu saldırısı davasında yargı süreci devam ediyor. Toplamda 9 öğrenci ve 1 öğretmenin hayatını kaybettiği, 17 kişinin ise yaralandığı elim olayla ilgili olarak tutuklu bulunan Uğur Mersinli ve Peyman Pınar Mersinli'nin durumları, Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yeniden ele alındı. 2 Ekim tarihinde gerçekleştirilen ara duruşmada, mahkeme heyeti sanıkların tutukluluk hallerini ayrı ayrı değerlendirerek önemli bir karara imza attı.
Adaletin tecellisi için tutukluluk devam kararı
Mahkeme heyeti, sanıkların üzerine atılı suçların niteliğini, dosyada mevcut olan delil durumunu ve kuvvetli suç şüphesinin devam ettiğini göz önünde bulundurdu. Ayrıca öngörülen ceza miktarı ve tutuklama nedenlerinin hala geçerli olması sebebiyle, her iki sanığın da tutukluluk hallerinin sürdürülmesine oy birliğiyle karar verildi. Kararda, sanıkların adli kontrol hükümleriyle serbest bırakılmasının mevcut aşamada yetersiz kalacağı ve adaletin sağlanması adına tutukluluğun devamının zorunlu olduğu vurgulandı.
Süreç nasıl gelişti?
Davanın geçmişine bakıldığında, 4 Eylül tarihinde yapılan duruşmada mahkeme, baba Uğur Mersinli'nin tutukluluğunun devamına, anne Peyman Pınar Mersinli'nin ise tahliyesine karar vermişti. Ancak bu karara yapılan itirazlar neticesinde, Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi anne Mersinli'nin tekrar tutuklanmasına hükmetmişti. Son olarak Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi, yaptığı değerlendirme sonucunda her iki sanığın da cezaevinde kalmasına karar vererek süreci netleştirdi.
Avukatlardan karara ilişkin ilk değerlendirme
Ailelerin avukatı Özcan Kara, mahkemenin verdiği bu kararı adaletin tecellisi olarak nitelendirdi. Kara, mahkemenin kuvvetli suç şüphesinin varlığına dikkat çekerek hem anne hem de baba için tutukluluk kararı vermesinin, mağdur ailelerin beklentileriyle örtüştüğünü ifade etti. Mahkeme, önceki ara kararların aynen devam etmesine ve gerekli tüm yasal işlemlerin sürdürülmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Kamuoyunun yakından takip ettiği bu dava, okul güvenliği ve yaşanan acı kaybın sorumlularının cezalandırılması açısından büyük önem taşıyor.