Burdur Devlet Hastanesi'nde 25 Mayıs 2024 tarihinde yaşanan ve bir hastanın ölümü, 33 kişinin ise ağır şekilde etkilenmesiyle sonuçlanan diyaliz skandalı, Burdur 2'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmayla yargı gündemine taşındı. Diyaliz tedavisi gören hastaların vücuduna, hastanenin kazan dairesinden sızan antifrizli suyun karışmasıyla ortaya çıkan bu vahim olay, ihmaller zincirini de gözler önüne serdi. Bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme ve yaralama suçlamalarıyla karşı karşıya kalan dört sanık, mahkeme huzurunda savunmalarını yaparken, olayın teknik kökenine dair çarpıcı iddialar ortaya atıldı.
Proje değişikliği iddiası savunmaya damga vurdu
Mahkeme sürecinde en dikkat çekici açıklama, hastanenin yapım aşamasında görev alan makine yüksek mühendisi G.A.S.'den geldi. G.A.S., hazırladığı orijinal projenin inşaat sürecinde yüklenici firma tarafından değiştirildiğini iddia etti. Kendi hazırladığı teknik planın aynen uygulanması durumunda bu tür bir felaketin yaşanmasının mümkün olmadığını savunan mühendis, yaşananlardan dolayı beraatini talep etti. Diğer sanıklar olan elektrik teknisyeni İ.S., tekniker M.C. ve makine mühendisi Y.A. ise olay günü hastanede bulunmadıklarını veya nöbetleri sırasında herhangi bir arıza tespit etmediklerini belirterek suçlamaları reddetti. Sanıklar, olayın gerçekleştiği gün yaşanan gelişmeleri sonradan öğrendiklerini ifade ederek sorumluluğu üzerlerinden atmaya çalıştı.
Yaşanan kabusu mağdurlar anlattı
Olayın en ağır sonuçlarını yaşayanlardan biri olan Salih İldeniz Şahin, duruşmada yaşadığı dehşet dolu anları mahkeme heyetiyle paylaştı. Diyaliz seansından çıktıktan sonra vücudunda normalin dışında bir enerji ve tuhaflık hissettiğini belirten Şahin, hastaneden gelen acil çağrı üzerine geri döndüğünü anlattı. Acil servise yatırıldıktan sonra bilincini kaybettiğini ifade eden Şahin, 11 gün boyunca yoğun bakımda kaldığını ve bu sürenin 8 gününü entübe şekilde geçirdiğini belirtti. Yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle 6 ay boyunca yürüyemediğini ve evlilik hazırlıkları yaptığı dönemde hayatının altüst olduğunu vurgulayan Şahin, ihmali olan tüm yetkililerden şikayetçi olduğunu yineledi. Duruşmada ayrıca, olay sonrası hayatını kaybeden bir hastanın yakını olan Adnan Turgut da sanıklardan şikayetçi olduğunu dile getirdi.
Yargılama süreci eksikliklerin giderilmesiyle devam edecek
Mahkeme heyeti, sanıkların savunmalarını ve mağdurların beyanlarını dinledikten sonra dosyadaki eksikliklerin tamamlanması için duruşmayı ileri bir tarihe erteleme kararı aldı. Hastane ortamında gerçekleşen ve tıbbi bir tedavi sürecini ölümcül bir kazaya dönüştüren bu olay, kamuoyunda büyük yankı uyandırmaya devam ediyor. Özellikle diyaliz gibi hayati bir süreçte kullanılan su sistemine antifrizli suyun nasıl karıştığı ve bu süreçteki denetim mekanizmalarının nasıl işlediği, önümüzdeki duruşmalarda aydınlatılmaya çalışılacak. Mağdurlar ve yakınları, adaletin tecelli etmesini ve ihmali bulunan herkesin hak ettiği cezayı almasını bekliyor.