Havadis | Asayiş | Cemaat içinde 'CHP'ye oy ver' baskısı: İtaat etmeyene cami ve yurt kapıları kapandı

Cemaat içinde 'CHP'ye oy ver' baskısı: İtaat etmeyene cami ve yurt kapıları kapandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında, yapı içindeki siyasi baskı mekanizması tanık ifadeleriyle gün yüzüne çıktı. Seçimlerde CHP'ye oy vermeyenlerin sosyal tesislerden, camilerden ve öğrenci yurtlarından dışlandığı, bu kararların ise 'büyüğümüzün emri' denilerek uygulandığı iddia edildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında, yapı içindeki siyasi baskı mekanizması tanık ifadeleriyle gün yüzüne çıktı. Seçimlerde CHP'ye oy vermeyenlerin sosyal tesislerden, camilerden ve öğrenci yurtlarından dışlandığı, bu kararların ise 'büyüğümüzün emri' denilerek uygulandığı iddia edildi.

Cemaat içinde 'CHP'ye oy ver' baskısı: İtaat etmeyene cami ve yurt kapıları kapandı
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2026/153745 sayılı Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü soruşturması, yapının mali ve örgütsel yapısının ötesinde, üyeleri üzerinde kurduğu ağır siyasi baskı mekanizmasını da gözler önüne serdi. Soruşturma kapsamında alınan üç ayrı tanık ifadesi, cemaat mensuplarının seçim dönemlerinde belirli bir siyasi partiye yönlendirildiğini, bu talimata uymayanların ise sosyal ve dini alanlardan sistematik bir şekilde dışlandığını ortaya koydu. Tanıkların beyanlarına göre, yapı içerisindeki hiyerarşi, üyelerin en temel sosyal haklarını bile siyasi tercihlerine göre kısıtlayan bir yaptırım sistemine dönüştü.

Seçim dönemlerinde 'büyüğümüzün emri' baskısı

Uzun yıllar yapının içerisinde yer almış ve geçmişte vaizlik görevinde bulunmuş bir tanık, seçim süreçlerinin cemaat içinde nasıl bir baskı aracına dönüştüğünü detaylarıyla anlattı. Tanık, seçimlerden önce Alihan Kuriş’in isminin zikredilerek tüm mensuplardan CHP’ye oy vermelerinin istendiğini belirtti. Bu talimata karşı çıkan veya farklı bir siyasi görüş beyan eden kişilerin, cemaate ait yurtlara, düğün salonlarına, camilere ve sosyal tesislere girişlerinin engellendiğini ifade eden tanık, kapılara bu amaçla özel görevliler yerleştirildiğini vurguladı. Kendisine giriş yasağı tebliğ edildiğinde ise gerekçe olarak doğrudan Alihan Kuriş’in adı verilerek bunun bir emir olduğu söylendi. Tanık, bu yerlerin topluma ait olduğunu savunarak uygulamaya itiraz ettiğini, ancak bu tavrının yapı içindeki diğer kişilerle fikir ayrılığı yaşamasına ve nihayetinde dışlanmasına neden olduğunu kaydetti.

Yıllara yayılan siyasi dayatma ve fiili yaptırımlar

Soruşturma dosyasındaki ikinci tanık ise 1968 yılından bu yana yapının içinde olduğunu, uzun süre talebelik ve hocalık yaptığını belirterek, siyasi yönlendirmelerin tek bir seçimle sınırlı kalmadığını dile getirdi. 2014 yerel seçimlerinde CHP adayının desteklenmesi yönündeki telkinlere karşı çıktığını anlatan tanık, 2023 seçimlerinde de benzer bir baskıyla karşılaştığını ifade etti. Sosyal medya üzerinden bu yönlendirmelere açıkça karşı çıkması üzerine, yapı mensupları tarafından sorgulanmak üzere bir öğrenci yurduna çağrıldığını belirten tanık, yaklaşık 40 kişinin bulunduğu toplantıda kendisine ısrarla CHP’ye oy vermesi için baskı yapıldığını söyledi. Bu talebi reddettiğinde ise kendisine Alihan Kuriş tarafından yasak getirilebileceği tehdidinde bulunulduğunu aktardı. Bu tehdit kısa süre sonra gerçeğe dönüştü; Kurban Bayramı namazı için gittiği yurda, kapıdaki görevliler tarafından içeri alınmayacağı söylenerek geri çevrildi. Ayrıca, isminin yurtlara ve hatim gruplarına alınmayacak kişiler listesine eklendiği ve bu kararın Alanya’daki hatim gruplarında dahi okunduğu belirtildi.

Siyasi görüş ayrılığı nedeniyle sosyal dışlanma

Üçüncü tanık ise 2002 yılından itibaren AK Parti’yi desteklemeye başlamasının ardından yapı içindeki üst düzey isimlerin tavrının değiştiğini anlattı. Yaklaşık 10 yıl önce Manavgat’taki bir öğrenci yurdunda, bir görevlinin elindeki listeden isim okuyarak kendisi gibi AK Parti destekçisi olan kişilerin yurtlara girişinin yasaklandığını bildirdiğini ifade etti. Tanık, bu listenin doğrudan kim tarafından hazırlandığını görmese de, yapının katı hiyerarşisi nedeniyle kararın Alihan Kuriş’ten geldiğine inandığını belirtti. Yapı içerisindeki görevlilerin seçim dönemlerinde, 'Abimizin talimatıdır, CHP’ye oy verin' şeklinde telkinlerde bulunduğunu defalarca duyduğunu söyleyen tanık, 'abi' ve 'büyüğümüz' ifadelerinin doğrudan Alihan Kuriş’i işaret ettiğini vurguladı. Siyasi tercihleri nedeniyle sadece yurtlardan değil, sosyal çevrelerinden de dışlanan bu kişiler, yapı içindeki yöneticilerin kendilerini 'itaatsiz' olarak etiketleyip diğer şehirlerdeki mensuplara kadar bu bilgiyi yaydıklarını ifade ettiler. Bu durum, cemaat içindeki siyasi görüş ayrılıklarının, bireylerin sosyal yaşamlarını tamamen kısıtlayan bir cezalandırma sistemine dönüştüğünü kanıtlar nitelikteydi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız